Sayfalar

15 Ekim 2014 Çarşamba

Sarışın akraba götten istedi

Merhaba ben Sibel, 46 yaşında, evli ve iki çocuk annesiyim. 1.70 boyunda, hafif balık etli, beyaz tenli, dolgun kalçalara ve memelere sahip, yolda yürürken sürekli bakılan bir kadınım. Anlatacağım olay 4 sene önce başıma geldi ve o günden sonra hayatım değişti… Kocam ve çocuklarım 3 günlüğüne İstanbul’da oturan kayınvalidemi ziyarete gideceklerdi. Kayınvalidemle küs olduğumdan ben gitmiyordum. Evde yalnız kalmayım diye, iki sokak ilerde oturan kızkardeşimde kalacaktım. Kocamı ve çocuklarımı gönderdikten sonra öğlenleyin kızkardeşime gittim. Gün boyu evde vakit geçirdik. Kızkardeşimin oğlu, yani yeğenim Oğuz da evdeydi. Oğuz 1.75 boylarında, düzgün vücutlu, kumral, yeşil gözlü bir gençtir, o zaman 20 yaşındaydı. Mevsim yaz olduğu için üzerimde tek parça diz üstüne kadar gelen sarı bir elbise vardı. Elbise vücudumu biraz sarıyordu ve kalçalarımla memelerim ön plana çıkıyordu. Oğuz’un ara sıra bacaklarıma baktığını farkediyordum, ama benimle ilgili farklı bir niyeti olduğunu düşünmüyordum. Nede olsa teyzesiydim. Bir kez de mutfakta dolaptan bardak almaya uzanırken önü kalçalarıma değdi, ama ben yine kötü bir niyet sezmemiştim. Neyse, gece oldu, üzerimizi değiştirdik, gecelik, pijama falan giydik, oturmaya devam ediyorduk, bir yandan meyve yiyor, çay içiyorduk. Ben diz üstüme kadar gelen pembe bir gecelik giymiştim. Oğuz tam karşımdaki koltukta oturuyor ve yine bacaklarıma bakıyordu. Artık iyice emindim bana baktığından ve oturuşumu düzelttim. Bir süre sonra herkesin uykusu geldi ve yatmaya karar verdik. Herkes odasına çekildi, ben de en arkadaki oturma odasında çekyatta yattım. Üç gün bu şekilde geçti, sonra ben evime döndüm. Birkaç gün sonra Oğuz beni aradı, “Teyze evdeysen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi. Ben de, “Gel canım, evdeyim!” dedim. Kocam işyerinde, çocuklarım da okuldaydı. Oğuz’un bacaklarıma baktığını hatırladığım için altımdaki kısa şortu çıkarıp kot pantolon giydim. 15 dakika sonra Oğuz geldi. Oturduk biraz, “Eee, ne gösterecektin?” dedim. Oğuz da, “Ama bunları kimseye söylemeyeceksin, aramızda kalacak! Tamam mı teze?” dedi. Ben de, “Tamam da, neymiş, göster bakalım!” dedim, çok merak etmiştim. Telefonunu çıkardı ve birtakım videolar izletti bana. Onlarda kaldığım 3 gün boyunca telefonuyla benim görüntülerimi çekmiş. Otururken bacaklarımı, ayağa kalktığımda kalçalarımı, yakınlaştırıp memelerimi ve en kötüsü de uyurken beni soyup tüm vücudumu elleyip öperkenki görüntülerin hepsini kaydetmişti. İzlerken dehşete kapıldım, şok oldum. “Sen naptın? Nasıl çektin bunları?” diyordum. Meğerse hepimizin içeceğine uyku hapı atmış ve ben dahil hiç kimse bir şey hissetmemiş. Videoda ben uyurken Oğuz dudaklarıma yumuluyor, memelerimi yalıyor ısırıyor, göbeğimi, bacaklarımı, amımı yalıyor, ters çevirip kalçalarımı yoğuruyor, mıncıklıyor, götümün deliğini yalıyor, parmaklıyor, sonra da sikini çıkarıp 31 çekiyor, göbeğime göğüslerime boşalıp, peçeteyle vücudumu siliyor, hiçbirşey olmamış gibi geri külodumu, geceliğimi giydiriyor ve ben öylece yatıyorum. Oğuz’un başındaysa, burnuna kadar gelen ağzını açıkta bırakan siyah kadın çorabı var ve yüzü belli olmuyordu. “Teyze, bu görüntüleri başkalarına göstermemi istemiyorsan, benimle sevişeceksin!” dedi. Karşı çıktım, başına şu gelir bu gelir dedim, ama Oğuz, aksi taktirde bu görüntüleri internete de koyacağını söyledi. Hiçbir çıkar yolum yoktu, mecburen onun dediğini yapacaktım. Çaresiz olduğumu anlayınca yaklaştı yanıma ve beni öpmeye başladı. Gözlerimi kapattım ve işi oluruna bıraktım. Bir yandan dilimi dudaklarımı emiyor, bir yandan da elleri tüm vücudumdaydı, memelerimi sıkıyor, belimi kavrıyor, kalçalarımı, bacaklarımı elliyordu. Sonra bir hışımla tişörtümü çıkardı, sütyenimin kopçalarını açıp memelerime yumuldu, hunharca emmeye başladı. Arada memelerimi ısırıp canımı yakıyordu. Yalayarak göbeğime kadar indi, sonra ters çevirdi, boynumdan başladı, sırtımı, belimi her yerimi yaladı. Sıra kot pantolonuma gelmişti, onu da aceleyle çıkardı ve külodumu dizlerime indirip direk kalçalarıma yumuldu, yalamaya ve ısırmaya başladı. Ben de artık zevk alıyordum, teslim olmuştum ona. Kalçalarıma sert bir tokat attığı zaman bende ipler koptu, o götümün deliğini yalıyor, ben de kalçalarımı ona doğru itiyordum. Sonra beni koltuğa yatırdı, külodumu dizlerimden tamamen çıkarıp, bacaklarımı ayırdı, amımı yalamaya başladı. Çok güzel yalıyordu cidden, bazen dilini amımın içine sokuyordu. Ben orgazm olurken çığlık atmamak için yastığı yüzüme bastırıyordum. Amımdan sonra kasıklarımı ve bacaklarımı yalamaya başladı. Arada baldırlarımı ısırıyordu, belli ki bu işi sert yapmayı seviyordu. Sonra kazık gibi olmuş sikini çıkardı ve ağzıma verdi. Orta boyda, düzgün, çekici bir siki vardı. Sikini iştahlı iştahlı yaladım, arada kafamdan bastırıp hepsini ağzıma köklüyordu. Bazen boğulacak gibi oluyordum, gözlerimden yaş geliyordu ve bu onun çok hoşuna gidiyordu. Daha sonra beni yeniden koltuğa yatırdı ve bacaklarımın arasında yerini aldı. Sikinin başını birkaç kez amıma sürttükten sonra dalıverdi içime. O anda derin bir inleme çıktı benden, çok zevk almıştım. O pozisyonda, memelerimi sıka sıka, hunharca sikti amımı. Orgazm üstüne orgazm oluyordum. Sonra sikini amımdan çıkardı ve “Teyze domal!” dedi, hemen dediğini yaptım. Arkama geçti ve yine amıma kökledi. Kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikti amımı. Bir ara çok sert girip çıkmaya başladı, ‘Şak, şak, şak!’ sesler geliyordu ve o sesler beni daha çok azdırıyordu. Birden amımdan çıkarıp, belime, sırtıma, kalçalarıma boşaldı. Dölü sımsıcaktı ve tüm arkama yayılmıştı. Ben domalık haldeyken önüme geçti ve ağzıma verdi. Sikini yalayarak döllerden temizledim, sonra banyoya gittim, tabi o da arkamdan geldi. Beraber banyo yaptık. Vücudumun ıslaklığı onu çok tahrik etmişti, kendini kaybetmişçesine ellerini her yerimde gezdiriyordu, memelerimi sıkıyor, kalçalarımı mıncıklıyordu. Banyodan çıktığımızda ben işimiz bitti sanırken, beni kolumdan tutup sürükleyerek yatak odasına götürdü. Hemen beni yatağa yüz üstü yatırdı. “Napıyorsun Oğuz?” dememe kalmadan, kalçalarımı ısırıp yalamaya başladı. “Senin bu götüne hastayım teyze!” diyerek götümün deliğine dilini sokuyordu. Götümü sikmek istediğini anlamıştım, korktum canım acıyacak diye, ama teslim olmuştum bir kere. Göt deliğimi iyice yalayıp parmakladıktan sonra, sikini tükürükleyip göt deliğime dayadı. Götüme bastırdıkça canım acıyordu, acıyla inlemeye başladım, ama umrunda değildim, altından da kaçamazdım. Yavaş yavaş sikini bastırdı ve inlemelerim arasında hepsini soktu götüme. Üzerime yattı ve o şekilde uzun süre sikti götümü. Gariptir, hem canım acıyordu, hem zevk alıyordum. Oğuz ise götümü sikerken bir yandan saçımı çekiyor, arada da kalçalarımı tokatlıyordu. Götümü 15-20 dakika siktikten sonra, yine sertçe kökleyerek götüme boşaldı. Üzerime abandı kaldı bir süre, sonra üstümden kalktı ve toparlandık. Üzerimizi giyindik ve birer sigara yaktık. Oğuz’a gülerek, “Hayvan, muradına erdin mi? İstediğin oldu mu?” diye sordum. “Ohhh teyze, inanılmaz güzeldi! Ama keşke videoya kaydetseydik, çok daha güzel olacaktı! Evde seyreder 31 çekerdim!” dedi. Ben de, “Bu yaptıklarımızın sır olarak kalacağına söz verirsen, birdahaki sefere kaydederiz!” dedim. Bunu duyunca sevinçten Oğuz’un ağzı kulaklarına vardı. Kapıdan çıkarken de kocaman birer öpücük verdik birbirimize. O günden beri sürekli görüşüp sevişiyoruz, fantazilerimizi gerçekleştiriyoruz

Podyum güzeli amdan

Geçtiğimiz aylarda Antalya’da yapılan uluslararası bir fuarda çalıştığım şirket de katılımcıydı. Standımızda üniversiteli bir kız, stand görevlisi olarak çalışmaktaydı. Onu ilk gördüğüm anda çok hoşuma gitmişti. Çok çekingen tavırları vardı. Fuarın diğer günlerinde samimiyetimiz iyice artmıştı ve eski çekingenliği kalmamıştı. Boş kaldığımız zamanlarda sohbetler ediyorduk. Fuarın 3. gününün akşamı, şirket olarak Antalya’nın güzel balık restoranlarından birisinde yemeğe çıkacaktık. Ona da gelmesini teklif ettim, kabul etti, birlikte gittik. Restoranda karşımda oturuyordu. Rakılar söylendi, balıklar geldi. Önce fuar hakkında şirket içi bazı konuşmalar yapıldı ve sonra sohbet başladı. Rakılar su gibi içiliyordu. Gözüm ondaydı, çok fazla içmiyordu. Ona neden içmediğini sorduğumda, “Çok içersem beni eve kim götürecek?” dedi. “Ben götürürüm, merak etme!” deyince içmeye başladı. Dördüncü dublesinden sonra gözlerini benden ayırmıyordu. Gece bitti, patronlar gitti, herkes dağıldı. Ben de onu arabama aldım ve “Hemen eve mi gitmek istiyorsun, yoksa önce başka bir yerlere gidelim mi?” diye sordum. “Sence ne yapalım?” deyince, ben de arabayı Beach Parka sürdüm. Orda sahilde yürümeye başladık. Hem alkolden, hem de havanın serinliğinden bana sokuldu ve öyle yürüyorduk. Gülüyordu, sohbet güzeldi. Birden durdu, birşey anlatıyordu heyecanla. Bense gözlerine bakıyordum, ne anlattığını dinlemiyordum bile. O konuşurken, ben yavaşca dudaklarına yaklaştım, ne tepki vereceğini bilmeyerek. Hiç çekmedi kendini, ben de ufak bir öpücük aldım dudaklarından. Bunu neden yaptığımı sordu. Ona, ilk gördüğüm andan beri kendisinden çok hoşlandığımı ve bu öpücüğün de istem dışı olduğunu söyledim. “Nasıl yani, istemedin mi beni öpmeyi?” dedi. “İstedim, ama bu öpücük kendiliğinden oldu!” dedim. “Halen öpmek istiyormusun?” dedi. “Evet!” dememle dudaklarıma yapıştı, başı ellerimin arasında ateşli bir şekilde öpüşmeye başladık. Yanımızdan gecen bir çiftin öksürmesiyle kendimize geldik. O gece sahilde elele dolaştık, öpüştük, gezdik. Gece 03:00 gibi evine bıraktım ve içeri girmek gibi bir harekette bulunmadım. Neden içeri gelmek istemediğimi sordu. Ben de gülümseyerek, eğer gelirsem sabah kalkamayacağımızı, fuara geç kalacağımızı, patronun da beni işten atacağını söyledim ve ayrıldım ordan, evime gittim. Birkaç saatlik bir uykuyla sabah kalkıp duş aldım. Önce bir kahve içip, sonra fuar alanına geldim. O benden önce gelmişti. Onu görünce gözlerim ışıldadı, çünkü tam bir afet olmuştu, pileli mini etek, beyaz gömlek, siyah çorap, dizine kadar çizmesiyle. “Ne içersiniz Murat bey?” dedi. Fısıltyla, “Seni!” dedim. Gülerek gitti, kahveyi çok sevdiğimi bildiği için, bana kahve getirdi. Akşama kadar gelen giden fuar ziyaretçileri derken, sonunda saat 17:00 olmuştu ve çok yorucu bir günün ardından fuarı bitirmiştik. Ama biz de bitmiştik gerçekten. İlk istediğim üzerimdeki takım elbiseden biran önce kurtulmaktı. Onu alıp evine götürdüm. Evin önüne gelince, ona, “Fuar bitti artık, bir kahve ısmarlayacakmısın?” dedim. O da, “Akşama kadar çok ısmarladım, gel başka birşeler yaparım ben sana!” dedi. Evine girdik, kapı kapanız kapanmaz onu çevirdim ve dudaklarına yapıştım. Koridorda ateşli bir öpüşmenin ardından çizmesini çıkardı. Onu kucağıma alıp, direkt gösterdiği odaya girdik. Çok güzel bir yatakodası vardı. O halen kucağımdaydı ve ben kalçalarını okşuyordum. O da ilk önce çeketimi sonra kravatımı çıkardı, derken kucağımdan indi ve üzerimdekileri çıkarmama yardımcı oldu. Sadece boxerim kalmıştı. Beni yatağa yatırdı, kendisi üzerime geldi ve dudaklarımdan başlayarak boynuma ve yavaş yavaş aşağılara indi, boxerin üzerinden sikimi okşamaya başladı. Yavaşca boxerimi de çıkardıktan sonra, sikime ufak ufak öpücükler atmaya başladı. Sonra yavaşca sikimin başını ağzına aldı. Müthiş bir şekilde sikimi yalıyor, emiyordu… Ellerim saçlarındaydı, yavaşca ağzından kurtardım sikimi. Onun üzerindeki gömleğin düğmelerini açmadan kopardım ve yatağa yatırdım. Boynunu öpüp yalayarak aşağılara indim. Sütyenininden kurtardığım göğüsleri gerçekten tam istediğim ve hayal ettiğim gibiydi. Uzunca bir süre göğüslerini yaladım, ucunda dilimle daireler çiziyordum, hafif hafif ısırıklar atıyordum. Bundan çok fena zevk alıyordu. Bir elimle de tangasının üzerinden amını okşamaya başladım. Tangası ıslanmıştı. Göğüslerinden göbeğine geldim, orayı da yaladıktan sonra eteğini çıkardım. Ayak bileklerinden yalayarak yukarıya doğru çıktım ve tangasının üzerinden amına hafif ısırıklar atıyordum. Çok garip sesler çıkarıyordu, kalçalarını oynatıyordu. Sonra yavaşca tangasını çıkarmaya başladım ve açılan her yerini öüpüyor, yalıyordum. Tangasını tamamen çıkarınca, kaymak gibi amını yalamaya başladım. Dilim klitorisini bulunca acaip sesler çıkarıp, titreyerek orgazm oldu. Kendisine gelmesini bekledikten sonra, öperek yukarıya, göğüslerine ve ordan dudaklarına geldim. Dudaklarımda am suyunun tadı vardı. Biraz öpüştükten sonra bana, “Yaşadığığım en güzel orgazmlardan biriydi! Şimdi sıra bende!” dedi. Yavaşca aşağıya indi ve sikimi yalamaya, emmeye başladı. Ama nasıl yalıyor, emiyor, koparmak istercesine. Hayatımda yaşadığım en güzel saksoydu bu, içim çekiliyordu resmen. Ağzımdan, “Harikasın bebeğim!” gibi kelimeler dökülüyordu. Ama çok fazla dayanamadım ve “Geliyorum!” dedim. O ise emmeye devam etti. Müthiş bir şekilde ağzına, yüzüne, dudaklarına boşalmıştım. Hemen lavaboya gitti, ağzını yüzünü temizledi geldi ve yanıma minik kedi gibi sokuldu, hiç birşey demeden sarıldı. Ben de saçlarını okşuyordum. Üzerimize yorganı aldık ve uyuduk. Bir ara çişim geldiğinden uyandım. Saate baktım, 02:15 olmuştu. Yavaşça kalktım, boxerimi giydim, önce WC’ye gittim işedim, sonra mutfakta bir su içtim, sigara içtim. Yatağa geri geldiğimde, ne kadar sessiz olmaya çalışsam da, onu da uyandırmıştım. Sigara ve su içtiğimi söyledim. Kendisi de susadığını söyleyince, ona da bir bardak su getirdim. Suyunu içti ve tekrar yattık, ama ikimizin de uykusu kaçmıştı, artık şakalaşıyorduk yatakta. Sonra dudaklarımız birleşti. Ateşli bir şekilde öpüşüyorduk. Boynunu öpüp, ordan kulaklarını emerken, kulağına, “Seni istiyorum!” dedim. “Ben de seni çok istiyorum, sik beni!” dedi. 69 olduk bir anda. Sikimi ağzına almış, beni zevk bulutlarının üzerinde uçururken, ben de onun amını yalamaya başladım. Çok güzel amı vardı, çizgi gibi, dudaklarının içi pespembe. Klitorisini yalıyordum. Zevkini artırmak için bir elimlede hafiften arka deliğini okşuyordum. Odanın duvarlarında inleme sesleri yankılanıyordu, kendini hiç kasmıyordu. İkimiz de aynı anda boşaldık. Ve bu sefer döllerimin hepsini yuttu. Tabi ben de onun amının tüm suyunu içtim. Lavaboya gidip ağzını temizledi geldi. Yine ağzına aldı sikimi ve kısa sürede kaldırdı. Misyoner pozisyonunda yavaşca amına girmeye başladım, amı müthiş sıcak ve dardı. Tamamı girince, biraz öylece bekledim içinde. Altımda ağırlığımla ezilmek çok hoşuna gidiyordu. Yavaş yavaş girip çıkmaya başladım ve sonra bacaklarını omzuma aldım. En sevdiğim pozisyondu bu. Çok seri bir şekilde girip çıkıyordum amına ve çıkan o ses müthişti. Onu 10 dakika kadar o pozisyonda siktikten sonra, bacaklarının ağrıdığını ve üzerime çıkmak istediğini söyledi. Yatağa sırtüstü yattım. Sikimi amına yerleştirip üzerime oturdu, tam dik pozisyona geldi ve o şekilde üzerimde git gel yapmaya başladı… Yaklaşık 3 dakika sonra, “Geliyorum!” diye çığlık atmaya başladı. Ben de geldim. Aynı anda yaşamıştık yine orgazmı. Ama kalplerimiz duracaktı sanki. Üzerime yığıldı kaldı. Sikim kendiliğinden ufalıp amından çıkınca, “Napcaz şimdi? Ya hamile kalırsam?” dedi. “Şimdi bunu düşünme, sabah düşünürüz!” dedim. Çarşaf su gibi olmuştu. Kalktık güzel bir duş aldık. Duşta ufak tefek oynaşmalar cilveleşmeler olduysa da çok yorgunduk. Duşumuzu alıp yatağa geçtik, çarsafı değiştirdikten sonra güzel bir uykuya daldık. Öğlen saat 12:00 gibi uyanmıştım, o halen uyuyordu. Çok mutluydum, çok güzel bir gece yaşatmıştı bana, ben de onu mutlu etmeliydim. Buzdolabında olanlardan güzel bir kahvaltı hazırladım ve yatağa götürdüm, onu uyandırdım. Gözünü açtığında acaip mutlu oldu. Ama ağzından şöyle bir cümle çıktı: “Sevgilim hiç yapmaz böyle şeyleri!” dedi. Bana o ana kadar sevgilisi olduğunu söylememişti! O kahvaltısını yaparken ben üzerimi giyinip, birşey söylemeden çıktım gittim ordan. Gittiğimin farkına vardığında beni çok aradı, çok mesaj attı. Onun gibisini bulamayacağımı bildiğim halde, bir daha görüşmedim onunla. Çünkü o kızın aldatılan sevgilisi ben de olabilirdim!

Alkol ve sex aynı anda

Herkese Almanya’dan selamlar. Bu Siteyi uzun zamandır takip ediyorum ve yazılan hikayeleri beğenerek okuyorum. Benim hikayem Damadımla geçen sene başlayıp halen devam ediyor. Ben uzun yıllardır evliyim ve iki çocuk sahibiyim. Oğlum 18 yaşında ve bu sene Münih’te Üniversiteye başladı. Kızım 20 yaşında ve evli, kocası 25 yaşında. Çok mutlu bir evlilikleri var. Damadım Kızımın bir dediğini iki etmez. Kocamla ben, senede 3-4 ay Türkiye’de kalır, sonra senenin geri kalan aylarını geçirmek için Almanya’ya döneriz. Kocamla iyi geçiniriz ve mutluyuz. Ama yatakta son 7-8 senedir malesef (Kocamdan dolayı) pek birşeyler yaptığımız yok sayılır. Kocamla ayda anca 1-2 kez ilişkiye gireriz ve Kocam 5 dakikada işini bitirir yatar. Yine de, bu yaştan sonra, sırf sex için Kocamı hiçte bırakma niyetinde değilim. Geçen sene 9. ayda Türkiye’ye gittik. Ankarada’ki evimizde otururken, bir akşam Almanya’dan kızım aradı. Kocasının Türkiye’ye geleceğini, Ankara’da tapu işleri olduğunu söyledi ve bizim evde kalıp kalamayacağını sordu. Kocam da, “Tabi ki buyursun gelsin kızım, Damadımızı otelde yatıracak değiliz ya! Hem tam isabet oldu, beni de işyerimden aradılar, bazı sorunlar varmış, bir haftalığına Almanya’ya dönmem gerekiyor. Damat burda kalırsa annen de korkmaz, evde yalnız kalınca korkuyor annen!” dedi. Kocamı Almanya’ya yolcu ettim ve iki gün sonra da Damadım Mustafa kapıyı çaldı. Kapıyı açtığımda, “Anneciğim nasılsın?” diye bana sarıldı. Bunu herzaman yapar. Damadı içeri buyur ettim. Damat gelecek diye çay demlemiştim, beraber çay içtik, birşeyler yedi ve sohbet etmeye başladık. Damat Ankara’dan bir arsa almak için gelmiş ve 9-10 gün kalacakmış. O akşam Damada misafir odasını hazırladım ve orada yattı. Sabah kalktığımda, Damat çoktan çıkmıştı evden. Öğleye doğru geldi ve beraber yemek yedik. İnternetten bulduğu arsayı gitmiş görmüş, arsa sahibiyle pazarlıkta anlaşmışlar, yazmışlar çizmişler, kaporasını falan vermiş ve geriye sırf tapu işleri kalmış. Öğleden sonra resmi daireler açılınca da tapuyu alacakmış. Çayımızı içtikten sonra tapu dairesine gitti. Birkaç saat sonra beni arayıp, “Tapuyu aldım anne, bunu kutlamamız lazım, akşam gelirken Rakı getireyim, sen de mezeleri hazırla, içelim!” diye ısrar etti. Bazen hep beraber yemek yerken, Damat Kayınbaba bir iki bardak Rakı içerler, ısrarlarına dayanamaz, ben de 1 bardak içerdim. Damadın sevincini kursağında bırakmamak için akşama güzel bir sofra hazırladım. Damat eve geldiğinde yine bana sarıldı. Arsayı iyi bir fiyata aldığı için çok sevinçliydi. Getirdiği Rakıyı açtık ve sofraya oturduk. Ben daha iki bardak içmeden, Damat şişeyi bitirdi. Rakı bu, şişede durduğu gibi durmadığını hepimiz biliriz. Damat sarhoş oldu tabii, konuşurken ağzı yüzü falan kayıyordu. Gece vakit ilerlediği için, “Kalk Damat seni yatırayım yatağına!” dedim ve koluna girdim. Ama Damat 1.80 boyunda ve 90-95 kilo, Zebellah gibi bir adam, bense 1.65 ve 55 kilodayım, hadi şimdi böyle bir adama destek verip götür. Zor güç bunu ayağa kaldırdım, ama misafir odasına kadar götüremedim, bizim yatak odası daha yakın olduğundan, oraya götürüp, bizim yatağa uzandırdım. En azından pantolon ve gömleğini çıkartayım dedim ve bunu atlet külotla yorganın altına yatırmayı başardım. Tam odadan çıkacağımda kolumdan tutup çekerek, “Anne sen de burda yat, hem konuşuruz!” diye yalvarmaya başladı. Benim de kafam hafif döndüğü için, “Tamam!” dedim ve ince bir etek ve tişörtle yatağa uzandım. Damat arsa hakkında geveleyerek birşeyler anlatıyordu, ama ben daha kafam yastığa değer değmez uyumuşum. Gece saat 03:00 gibi üzerimde bir ağırlıkla uyandım. Bir de baktım ki, Damadın sol eli, benim kolumun altından göğsümü tutuyor ve sol bacağını da kalçamın üzerine atmış, beni Ahtapot gibi öyle bir sarmış ki, kurtulmak mümkün değil. Ben kurtulmaya çalıştıkça, Damat daha çok sarılıyor ve kalkmış yarağı kalçama öyle bir baskı yapıyor ki, nerdeyse eteğimi yırtıp kalçamın arasına girecek. Nasıl olsa sarhoş, bilmeden yapıyor diye seslenmedim. Ama Damat resmen kerkiniyordu bana. İstem dışı da olsa hoşuma gitmeye başladı ve ben de kalçamı onun yarağına dayamaya başladım. Damat bundan cesaret almış olmalı ki, elini bir çırpıda tişörtümün içine sokup sol göğsümü avuçladı ve yoğurmaya başladı. Meme uçlarımı sıkıp bırakıyor ve elini göbeğime doğru kaydırarak karnımı okşuyordu. Bir süre sonra elini tişörtümden çıkardı ve eteğimin altına soktu, ordan elini külodumun içine sokup, resmen amımı avuçlamaya başladı. Aylardır amıma el değmemiş tabi, Damat avuçlarken amım hemen ıslandı. Parmağını amımın içine sokup çıkarmaya başlayınca da dayanamadım ve inleyerek, sarsıla sarsıla boşaldım. Damadım bir hışımla üstümüzdeki yorganı çekip, beni sırtüstü çevirip külodumu indirdi ve amıma yumuldu, amımı yalamaya başladı. Damada karşı koymak istesem de, amım başka birşey diyordu ve seslenmedim. Damat, benim yıllardır dil görmemiş amımı öyle bir yaladı ki, zevkten kafayı bozmamak elde değildi. Yarım saatten fazla amımı yaladıktan sonra, yavaş yavaş yukarı çıktı ve önce göğüslerimi emip yaladı, daha sonra dudaklarımı öpmeye başladı. Tanrım, bu nasıl bir öpüşme böyle, resmen yiyordu beni. Dudaklarımı dudaklarından kurtarıp, “Hadi gir içime!” diye inledim. Damat bir çırpıda külodunu çıkardı ve amıma baskı yapmaya başladı. Amıma girmesine yardımcı olayım diye elimi yarağına bir attım ki, kalbim yerinden fırladı. Yarağı kocamandı, uzunluğu benim bileğim kadar vardı nerdeyse, bir de kalın ki sormayın. “Damat yavaş, ben bunu alamam!” dememe kalmadı, yarağının mantar gibi başını soktu. Amımdan seller sular aksa da, kalanını sokarken zorlanıyordu. Biraz git gel yapa yapa yarısını soktu, ama ter su içinde kaldı. “Kurban olayım Damat yeter, hepsini sokma!” desem de, Damat, “Kızın da alırken zorlanıyor, ama girince de çıkarmamı istemiyor!” diye diye hepsini soktu. Yırtılıyorum sandım, “Damat kımıldama ne olur, alışşın bari!” diye yalvardım. Ama durdurmak nafile, Damat azgın boğa gibi amımı sikmeye başladı. Yarağını kafasına kadar çıkarıp, hızlıca köklüyordu amıma ve inlete inlete sikiyordu beni. 5-10 dakika sonra amım yarağına alıştı ve acı yerini zevke bıraktı. Artık Damadımın yarağı beni zevkten uçuruyordu. Altında kim bilir kaç kez orgazm olup boşaldığımı saymadım, ama bir saattir halen sikiyordu beni. Bende derman kalmamıştı, tırnaklarımı sırtına geçirmiştim ve “Hadi boşal artık ne olursun!” diye yalvarıyordum. En sonunda iyice hızlanarak son birkez yüklendi ve içime patladı. Sanki hortumdan tazzikli su fışkırıyordu. Damat içime boşalırken ben bir kez daha orgazm oldum. Üzerimden indi, beni yan çevirip, 66 pozisyonunda arkamdan sarılıp, yine yarağını amıma soktu ve “Aşkım böyle uyuyalım!” dedi. Beni yine resmen Abluka altına almıştı. Sabah, amımın içinde Damadın kalın yarağının kıpırdamasıyla uyandım, yarağı yine şahlanmıştı. Kafamı arkaya çevirdiğimde, Damat hınzır hınzır gülüyordu. Göğüslerimi okşayarak, “Günaydın şeker validem, bana kızmadın değil mi?” diye sordu. O yarak amındayken kim kızar ki? Damada, “Yaptığımızın çok yanlış olduğunu biliyormusun?” dediğimde, “Bilmezmiyim!” diyerek yarağını ucuna kadar amımdan çıkartıp birden geri kökledi ve “Yanlış olmasına yanlış, ama gelde şu daracık amcığı sikme! Artık fırsat buldukça bu amcığı benden esirgemiyeceksin, söz mü şeker validem benim?” diye diye beni bir kez daha sikip orgazm etti boşalttı, ama kendisinin boşalmaya niyeti hiç yoktu. “Boşal artık kurban olayım, bukadar çok sikilmeye alışık değilim!” desem de, Damat amıma köklemeye devam ediyordu. Bir ara, “Sen en iyisi domal, taş gibi götünü görünce daha çabuk boşalırım!” diyerek beni dört ayak domalttı ve amımı öyle sikmeye devam etti. Ben seller sular gibi akarken, başparmağıyla götümün deliğini okşamaya başladı. “Oraya hiç niyetlenme damat!” dedim. Ama o, “Lütfen müsade et, azıcıkta götüne sokayım!” dedi. Ben nekadar, “Hayır mümkün değil, ordan olmaz!” desem de, yarağını amımdan çıkardı ve götümün deliğini bolca tükürükleyip, yarağını daha önce hiç sikilmemiş götüme dayadı. Ben ölü gibi yüstü uzandım yatağa, sokmasın diye. Ama Damat inat etmiş, arkamdan dayıyordu. Yarağının kafası birden girince, “Götüm yırtıldı!” diye bağırdım. Damat ensemi ısırdı ve “Canım, zoru bitti, tadını çıkar!” diye kocaman yarağını dibine kadar geçirdi götüme. Götümü hızlı hızlı siktikçe, taşakları amıma çarpıyor ve zevk almaya başlıyordum ki, 5 dakika sürmeden bağırsaklarıma dölünü boşalttı… Biraz dinlenip kendimize geldiğimizde kalktık, beraber duş alıp, güzel bir kahvaltı yaptık. Götüm okadar çok ağrıyordu ki, kahvaltı yaparken altıma yastık koydum oturdum sandalyeye. Ama bu yaraktan artık vaz geçemiyeceğim belli idi. Damat şimdi hem beni, hem kızımı sikiyor ve bundan kimsenin haberi yok. Üçümüz de çok mutluyuz. Bu iş nereye kadar gider derseniz, bilmiyorum ve açıkçası umrumda da değil

Üvey kızımın sex kaşıntısı

Aslen İzmir’li olup, eşim Sevcan ve üvey kızım Eda ile birlikte, memuriyetim gereği İstanbul’da oturmaktayız. Haftaiçi bir gece vakti İzmir’den acı bir haber aldık, eşimin bir yakını vefat etmişti. Vefat eden kişi bir akraba değildi, ama eşim yinede gitmek istiyordu. Eşim hep birlikte gitmemizi isteyince, benim işyerinden izin alamayacağımı, ayrıca Eda’nın okulu olduğunu ve okul sonrası tenis kursuna gittiğini hatırlatıp, onun için bizim gidemeyeceğimizi, ama isterse kendisini gönderebileceğimi söyledim. Eşim kısa sürede hazırlandı, onu terminale götürüp İzmir otobüsüne bindirdim. Eve döndüğümde Eda geceliğini giymiş, salonda televizyon izliyordu. Banyoya gidip duş aldım. Duştan sonra üzerime bir şort giyip salona geçtim, Eda’nın yanına oturdum. Eda, “Sıhhatler olsun!” diyerek beni yanaklarımdan öptü. Eda 16 yaşında tatlı bir kızdı. Eşimin tek çocuğu olduğu için, eşim gibi ben de Eda’yı şımartır, bir dediğini iki etmezdim. Eda ile şakalaşırken ve oyunlar oynarken, her tarafına eller, onun düzgün fiziğini, pürüzsüz bacaklarını, belli belirsiz göğüslerini çaktırmadan okşardım. Eşimin İzmir’e gitmesiyle, birkaç günlüğüne de olsa, Eda ile evde yalnız kalacaktık. Bunun, uzun zamandır tasarladığım, fakat uygulama fırsatı bulamadığım hayalim için iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordum. Salondan kalkıp Bilgisayarın bulunduğu odaya geçtim. Bilgisayarı açıp, hoparlörün sesisini kapatıp, porno bir film izlemeye başladım. Şortumun içinde yarağım çoktan kalkmış, kazık gibi olmuştu. Daha sonra filmi Pause’ye basarak ekranın altına atıp, İnternetten erotik ve hafif pornografik resimlerin olduğu sitelere girdim ve onları da ekranın altına attım. Bilgisayar koltuğunu sonuna kadar arkasına yaslayıp, şortumun içinde yarağımı da ayarlayıp, Eda’ya seslendim, “Gel internette biraz sörf yapalım, sana yeni ayakkabı falan bakarız!” diye. Eda TV’yi kapatıp geldiğinde kucağıma oturttum. Birlikte birkaç ayakkabı sitesi gezdikten sonra, ben koltuğun arkasına yaslanıp, “Sen devam et!” dedim. Ben arkama yaslanmış onu izliyordum, onun kalçaları ise benim yarağıma yaslanmış, yarağımla adeta dans ediyordu. Eda bir süre sonra, “Aaa, bunlar da ne? Bir sürü Spam sayfa açılmış!” diyerek, ekranın altına attığım erotik sayfalardan birini açtı. Pür dikkat ekrandaki açık saçık resimleri inceliyordu. Neye baktığını çok iyi bildiğim halde, “Dur bakayım, neymiş onlar?” diyerek, resimlere birlikte bakmaya başladık. Ekranın altına attığım sayfaları özellikle seçmiştim, resimler, tangalı ve sütyenli genç kızların hafif erotik pozlarından başlıyor, ilerleyen sayfalarda tamamen çıplak pozlarla devam ediyor, daha sonraki sayfalarda ise resimler kademeli olarak remen sikişli sokuşlu Hardcore Pornoya dönüşüyordu. İlk sayfaya bakarken, aynı zamanda da resimlerdeki yarıçıplak kızların vücutları hakkında yorum yapıyorduk. Eda’nın kendi göğüsleri çok küçük olduğundan, özellikle resimlerdeki kızların göğüsleri hakkındaki düşüncelerimi öğrenmeye çalışıyordu. Ben de özellikle küçük göğüslü kızları beğendiğimi söylüyordum. Sıra sikişli sokuşlu porno resimlere geldiğinde, Eda kalçalarını kalp gibi atan yarağıma daha çok bastırmaya başladı. Yarağımı şortumun içinden çıkarmaya karar verdim. Eda’ya, “Hoparlörün sesini açar mısın?” dedim. Eda hoparlörün düğmesini açmak için kucağımdan kalkıp öne doğru eğildiğinde yarağımı şorttan çıkarıp, geri otururken yarağımın üzerine oturmasını sağladım. Şimdi yarağımla Eda’nın amı arasında sadece geceliğinin altındaki külotu vardı. Külotuna rağmen amının kavurucu sıcaklığını yarağımda hissedebiliyordum. Eda yarağımın üzerinde hafif hafif ileri geri sürtünerek, porno sayfaların birini kapatıyor diğerini açıyordu. Ben de bu arada bir elimi geceliğinin altına, göbeğine sokarak, hafif hafif göbeğini okşuyordum. Eda, “Bunlara baktığımızı anneme söylemeyeceksin, değil mi?” dediğinde, göbeğini okşayan elimi yukarı, sütyensiz göğsüne götürüp, hafifçe okşayarak, “Merak etme, herşey aramızda sır olarak kalacak! Hem sen artık büyüdün, yetişkin genç kız oldun, bazı şeyleri keşfedip yaşamak senin en doğal hakkın!” dedim. Eda’nın nefes alışverişi sıklaşmış ve her nefes alıp verdiğinde sertleşmiş göğüsucu avucuma değiyordu. Artık filmi açma zamanı gelmişti, öne doğru eğilerek filmi tıklayıp tam ekran yaptım ve Start’a bastım. Filmden gelen (Ahh, Uhh!) sesleri eşliğinde seyretmeye başladık. Filmi ileri geri alma bahanesiyle, kucağımdaki Eda’nın külotlu amına sürtünüp duruyordum. Eda filmi izledikçe külotunu zorlayan sertliğin nedenini anlamıştı ve hiç bozuntuya vermeden kendisi de yarağıma sürtünüyordu. Arkama iyice yaslandım ve Eda’yı yarağımın üstünde tutarak sürtünmesine yardımcı oldum. Çok geçmeden külotunun ıslandığını hissettim, Eda orgazm olmuştu. Ben de nerdeyse boşalmak üzereydim ve kendimi zor tutuyordum. Boşalırsam Eda’yı ürkütebilirim diye düşünüp tuttum kendimi. Neyse ki film çabuk bitti. Hemen Eda’yı kucağımdan kaldırdım ve yarağımı şortumun içine sokup Bilgisayarı kapattım. Banyoya zor yetiştim ve yarağımı şortumdan çıkarır çıkarmaz müthiş bir patlamayla boşaldım. Döllerim lavabonun üstündeki aynaya kadar fışkırmıştı. Boşalmam bitince tuvalet kağıdıyla aynayı ve lavaboyu silerek fışkırmış dölleri temizledim. Sonra duşa girip yarağımı yıkadım. Kurulanıp şortumu tekrar giydim ve banyodan çıktım. Eda bu arada salona geçmiş, TV’yi açmış, üçlü koltuğa uzanmış, gözleri kapalı yatıyordu. Biraz önce yaşananlardan utanmış olsa gerek, uyuyor numarası yapıyordu. Uyumadığını biliyordum, fakat onun bu oyununa katılmaya karar verdim. TV’yi kapattım ve yanına giderek, “Eda, uyuyormusun?” diye seslendim. Eda cevap vermeden arkasını döndü ve uyuma numarasına devam etti. Saçlarını okşayarak, “Eda, burda uyunmaz, kalk yatağına yat!” dedim. Eda gözlerini açmadan sağa sola biraz kıpırdadı, ama yatmaya devam etti. “Kalk canım, seni yatağına götüreyim!” diyerek kucağıma aldığımda, gözleri kapalı bir şekilde, “Annem yok, bugün senin yanında yatayım!” diye mırıldandı. “Tamam canım!” deyip, bizim yatak odasına götürdüm, yatağa yatırdım. Gece lambasını yaktım, şortumu da çıkarıp ben de yatağa uzandım. Eda arkasını bana dönmüş uyuma numarasına devam ediyordu. “Eda canım, hava sıcak, bunalırsın!” diyerek geceliğini çıkardım. Şimdi sadece külotu kalmıştı ve külotunun arkası iyice götünün yanakları arasına girmişti. Bir süre o halini seyrettikten sonra, kulağına eğilip, “Külotunu da çıkarayım mı canım?” diye sordum. Eda sadece, “Hı hı!” diye mırıldanınca, külotunu yavaşça çıkardım. Şimdi ikimiz de çırılçıplaktık. Tam arkasına 66 pozisyonunda yanaşıp, yarağımı bacak arasına doğru yerleştirip ona sarıldım… Uyumak bir yana, Eda’nın kalbi hızla çarpıyordu. Yarağım amının dudakları arasında dolaşırken nefes alışverişleri hızlanıyordu. Amının suyu yarağıma bulaşmaya başlamıştı. Arkasından çekilip, Eda’yı sırt üstü yatırdım. O halen uyur numarasına devam ediyordu. Elimi küçücük göğüslerine götürüp biraz okşadıktan sonra, göbeğine, ordan da amına geldim. Parmaklarım amının dudaklarında gezindikçe, Eda soğukta kalmış kuş gibi titremeye başladı. Sonra bacaklarını aralayıp, o körpecik amını doyasıya öpüp yaladım. Klitorisini emmeye başladığımda, Eda kasıklarını yükseltip amını ağzıma bastırıyordu. Birden elektriğe çarpılmış gibi titreyerek orgazm oldu. Ben yalamaya devam ediyordum. Eda orgazm olduktan sonra amını yalamama fazla dayanamadı ve bacaklarını kapadı. Yataktan kalkıp, komodinin üzerinde duran kağıt havludan bir iki tane alıp, önce yarağımın ucundaki zevk suyunu sildim, sonra elime birkaç tane kağıt havlu alarak Eda’nın başucuna dikildim. Eda’nın halen gözleri kapalıydı. Yarağımı dudaklarına sürdüm, ağzına almasını istiyordum. Hafifçe araladığı iki dudağının arasına yarağımın başını sokup, hafif hafif gidip gelmeye başladım. Her gidip gelişimde birazcık daha soktum ağzına. Yarağımın sadece kafası ağzındaydı, öylece hızlanıp zevkin doruğuna çıktım. Boşalmama yakın yarağımı ağzından çıkarıp, elimdeki kağıt havluya boşaldım. Sonra banyoya gidip yarağımı yıkadım. Yatağa geldiğimde, Eda yüzüstü dönmüştü, aklı sıra uyuyor numarasına devam ediyordu. Ensesinden başlayarak, omuzlarını, sırtını, belini öptüm yaladım, kalçalarına geldim. Süt gibi götünün yanaklarını ayırıp, minnacık götdeliğini dilledim. Dilimi götüne soktuğumda, Eda zevkten çığlık atmamak için yastığı ısırıyordu. Eda’nın öpülmedik, koklanmadık, yalanmadık yerini bırakmadım. En son ben sırtüstü yatıp, Eda’yı üzerime aldım. İki elimle kalçalarından tutarak, amıyla yarağıma sürtünmesine yardımcı oldum. Eda birkez daha orgazm olurken halen uyur numarasına devam ediyordu, ancak birsüre sonra üzerimde gerçekten uyudu. Sabah erkenden kalkıp, Eda’nın külotunu ve geceliğini giydirdim ve üzerine battaniye örttüm. Benim işe gitmem gerekiyordu, Eda’nın da okulu vardı. Ben hazırlandıktan sonra Edan’ın kahvaltısını hazırlayıp, onu uyandırdım. Zor da olsa kalktı. Ona iyi dersler dileyip evden çıktım, işe gittim. İşyerimde sürekli gece olanları düşünüp, akşamı iple çekiyordum. İşten çıkıp eve geldiğimde, Eda da benden yarım saat sonra tenis kursundan dönmüştü. Tenis kursundan geldiğinde hep duş alırdı. Tenis çantasını bırakıp banyoya duş almaya girdi. Bu fırsat kaçıramazdım. Bir iki dakika sonra banyonun kapısını tıklatıp açtım ve “Sırtını sabunlamamı istermisin canım?” diye sordum. Eda arkası bana dönük, duşun altındaydı. Sadece kafasını çevirip, “Hı hı!” diye onaylayınca banyoya girdim. Hemen soyundum ve ben de Edan’ın yanına, duşun altına geçtim. Sırtını sabunlama bahanesiyle, şampuanla omuzlarından başlayarak sırtını, belini, kalçalarını, baldırlarını topuklarına kadar masaj yaparak sabunladım. Topuklarına geldiğimde yere oturdum. Arka tarafını sabunlamam bitince, önünü döndürdüm ve bacaklarını hafif araladım. Ayak parmak uçlarından başlayarak bacaklarını, amını, göbeğini, göğüslerini yine masaj yaparak sabunladım. Ayağa kalkmıştım, fakat yarağım da ayaklanmıştı. Ben Eda’nın sabunlu vücüdunu ılık suyla durularken, o gözlerini yarağıma dikmişti. Eda’yı duruladıktan sonra arakamı dönüp ben duş almaya başladım. Eda ise bir elinde şampuan şişesi ile kolumdan çekerek, “İstersen ben de senin sırtını sabunlayayım?” dedi. Zaten beklediğim de buydu, onun için, “Çok iyi olur canım!” dedim. Benim ona yaptığım gibi, sırtımı sabunlayıp topuklarıma geldiğinde, ona önümü döndüm ve bacaklarımı hafif araladım. Yarağım dimdik ayaktaydı. Ayaklarımdan sabunlamaya başlayıp, bacaklarımdan yukarı çıkarak yarağıma geldiğinde, Eda’nın yüzü kasıklarımın hizasında ve dudakları yarağıma birkaç santim mesafedeydi. Başının arkasından küçük bir dokunuşla dudaklarını yarağıma yapıştırıp devam etmesini söyledim. Yarağımın başını biraz öptü yaladı, taşaklarımı okşadı, ama bu benim için yeterli değildi. Ayağa kaldırdım. Elinden şampuanı alıp, önce yarağımı sıvayıp, sonra elime bolca şampuan döktüm ve amını şampuanladım. Bacaklarını açıp, ayaktayken Eda’yı kucağıma aldım. Eda kollarını boynuma, bacaklarını da belime dolamıştı. Ben de kalçalarından tutuyor ve götünün yanaklarını yoğuruyordum. Bu pozisyonda yarağım amının küçücük dudakları arasına yerleşmişti. Amına girmek için yanıp tutuşuyordum. Eda’nın kulak memelerini biraz yalayıp emdikten sonra, kulağına, “İçine girmemi istermisin?” diye fısıldadım. Eda kollarını boynuma daha sıkı dolayarak, “Hı hı!” diye mırıldandı. Kucağımdaki Eda’yı, birkaç kez ileri geri yaptırarak, yarağımın kafasını amının deliğine denk getirip, ritmik hareketlerle yarağımın üstüne bırakmaya başladım… Yarağımın kafası amına girince, Eda kendini sıkıp kasmaya başladı. “Sıkma kendini, serbest bırak!” dedim. Kendini serbest bırakınca; Eda’yı yarağımın üstüne bırakıp, aynı zamanda yarağımın daha derine girebilmesi için hamle yaptım, iyice bastırdım. Eda’nın çığlığı banyoyu inletirken, yarağım tamamen amının içinde kaybolmuştu. O kadar sıcaktı ki, adeta yarağımı bir yanardağın içine sokmuştum. Kucağımda hoplatırken, Eda ağlamaya ve “Çıkar, çok acıyor!” demeye başlamıştı. Bir elimle ağzını kapatıp, “Tamam, birazdan çıkaracağım, ama ağzını açtığımda bağırma!” dedim ve alttan amına birkaç kez daha kökledim. Eda’nın körpecik amını saatlerce sikmek isterdim, fakat çok geçmeden boşalmak üzere oluğumu hissettim. Eda’yı koltuk altlarından tutarak yarağımdan kaldırmaya çalıştım, ama yarağım oraya çakılmış gibiydi ve zevkten ölüyordum, nerdeyse patlamak üzereydim. Hızlı bir şekilde kaldırıp içinden çıkmamla birlikte, Eda’nın amından kan, yarağımdan da döl boşaldı!

Hasta yatağımdan zorla kaldırdı

Selam, ben Can. Daha önce Baldızımın küçücük götünü siktiğimi yazmıştım. Baldızım ikinci çocuğunu doğurduktan birkaç ay sonra sikişmelerimiz devam etti. Baldızla bizim evde, kendi evlerinde, kayınvalidenin evinde, farklı farklı yerlerde deliler gibi sikişiyorduk. Artık birbirimizin bağımlısı olmuştuk, ben onsuz, Baldız da bensiz yapamıyordu. Kendi eşlerimizle sikişirken bile, birbirimizi hayal ediyorduk. Ama son zamanlarda bende baldızıma karşı bir soğukluk olmaya başladı. En son onlarda kaldığımız bir gece, karımla bacanağın içeceklerine uyku hapı atıp, onları uyuttuktan sonra, Baldızla boş bir odada sevişmeye başladık. Baldız yine çok iştahlı sevişirken, ben sanki mecburiyetten sevişiyor gibiydim. Baldız benim bu halimi farketti ve sebebini sordu. “Yok birşey…” dedim. Baldız söylemem için çok ısrar edince, “Değişik birşeyler istiyorum…” dedim. Baldız, “Ne gibi?” dedi. “Ne bileyim, mesela, senle beraber başka bir kadın da olsun yanımızda…” dedim. Baldız başta kızdı, ama benim iştahsız olduğumu görünce, “Anladııııım, beni kızkardeşimle birlikte sikmek istiyorsuuun! Tamam, ben kızkardeşimi kandırırım, üçümüz birlikte sikişiriz!” dedi. Bu riski göze alamazdım, Baldıza, “Karım olmaz, başka birini bul!” dedim. Baldız biraz düşündükten sonra, en kısa zamanda bulacağına söz verince, ben tekrar aç bir kurt gibi Baldızın üzerini atlayıp, güneş doğana kadar çılgın bir şekilde sikiştik. 3 hafta sonra baldız iki çocuğuyla beraber bize geldi. Bacanak işi yüzünden gelememişti yine. İlk gece herzamanki gibi kafaları bir güzel çektik. Tabii en çok karıma içirdik ve karım sarhoş oldu. Ama yatma saati gelip te karımla yatağa girince, karım üzerime atlayıp, benimle azgınca sevişmeye başladı. Bugün karıma ne olduysa, doymak bilmiyordu. Benimse aklım Baldızdaydı, biran önce karımı uyutup, Baldızın yanına gidip onu da sikmeliydim. En sonunda karımla bağıra bağıra boşaldık. Karıma, “Banyo yapıp öyle yatalım!” dediğimde, karım, “Kafam çok kötü, ben sabah yaparım. Sen de çok gürültü yapma!” dedi ve arkasını dönüp uyudu. Ben de önce bir duş aldım, sonra koşa koşa Baldızın odasına gittim. Baldız çıplak bir şekilde yatakta beni bekliyordu. Ben sadece Boxerle gelmiştim, Boxeri çıkarıp yatağa dalmam bir oldu. Hemen yumuldum Baldızın dolgun dudaklarına, oradan küçük ama füze gibi güğüslerine indim. Baldızın göğüslerini kemirircesine emerken, yarağım da kalkmış amının ağzında geziniyordu. Baldızın amına yarağımı daldırıp, bacaklarını omzuma alarak deli gibi siktim. Aynı anda boşaldık ve yatakta yığılıp kaldık. Braz dinlendikten sonra, Baldızı dudağından öpüp iyi geceler diledim, gitmek için doğruldum. Baldız ise kızdı, “Götümü de sikmeden bırakmam seni enişte!” diyerek üzerime atladı ve yarağımı yalamaya başladı bile. Az önce karımı da siktiğim için yarağımın sertleşmeye pek gönlü yok gibiydi, “Yoruldum, yarın gece devam edelim Baldız!” dedim. Ama Baldız vücudumu yalayarak yukarı çıktı ve kulağıma, “Enişte şimdi götümü sikersen, yarın gece sana bir sürprizim var!” dedi. Çok meraklanmıştım, sürprizin ne olduğunu sordum, ama Baldız söylemedi. Ben de, “Söylemezsen, birdaha seni hiç sikmem Baldız!” dedim. Baldız sonunda anlatmak zorunda kaldı, “Yarın en küçük teyzemiz de buraya kalmaya gelecek. Ne yapıp edip onu sana siktireceğim!” dedi. Bunu duyunca çok şaşırmış ve heycanlanmıştım, yarağım da anında sertleşmeye başlamıştı. Teyzeleri 42 yaşında, biraz balık etli, ama kocaman götü ve göğüsleri olan, bembezay tenli bir hatundu. Teyzelerini tanıdığım günden beri hep ilgimi çekerdi, ama onun bu taraklarda bezi olabileceği hiç aklıma gelmezdi doğrusu. Çünkü dışardan bakınca kocasına çok bağlıydı. Baldız, “Enişte sen teyzemi tanımıyorsun, bir bilsen ne azgındır o! Kırdığı ceviz kırkı geçmiştir onun!” dedi. Bu haberi duyduktan sonra Baldızı domaltıp, deli gibi göt deliğini yalamaya başladım. Baldızım götünün yalanmasından o kadar çok zevk alıyordu ki, daha yeni orgazm olmasına rağmen yine kasılmaya başladı. Elimi amına attığımda ise titreye titreye boşaldı. Ben tam Baldızın götüne girecekken, “Dur enişte, bekle biraz, teyzemi gizli numaradan arayalım, seslerimizi dinlesin!” dedi. “Saçmalama Baldız, seslerimizi tanır!” dedim. Baldız da, “Konuşmak yok enişte, sadece iniltilerimizi dinleteceğiz!” dedi. Bu fikir kafama pek yatmamıştı, istemeyerek te olsa kabul ettim. Ben tam Baldızın götüne sokarken, Baldız teyzesine telefon açtı. Teyzesi de başta, “Alo? Efendim? Buyrun? Alo?” dedi, sonra çıkan seslere verdi kendini. Ben götünü sikerken Baldız telefonu bir ağzına yaklaştırıyor, iniltilerini dinletiyor, bir götüne yaklaştırıyor, götünden çıkan sesleri dinletiyordu. Teyzesinin dinlediğini bilmek bizi daha çok azdırdı, inleye inleye sikişmeye başladık. Bir ara Baldız telefonun açık olduğunu unuttu, “Sik koçum, sok götüme, hızlı sik, sert sok!” diye inlemeye başladı. Hemen Baldızın ağzını elimle kapattım ve götüne birkaç kez daha gidip geldikten sonra inleye inleye boşaldım. Boşalınca sesimiz kesildi, ama teyzesi telefonu daha kapatmamıştı ve “Alo? Devam edin lütfen, durmayın!” diye söyleniyordu. Sesinin titremesinden anladığım kadarıyla Teyzesi de mastürbasyon yapıyordu. Ben telefona uzanıp kapattım ve “Vay bee!” dedim. Baldız da, “Teyzemin ne kadar azgın olduğuna kendin şahit oldun! Yarın akşam Teyzemi kesin altında bil, ama ikimizi beraber sikmeni kabul eder mi, onu bilmem!” dedi. Ben, “Fark etmez, tek Teyzen olsa da olur!” deyince Baldız biraz bozuldu, ama birşey demedi. Baldızı öpüp teşekkür ettikten sonra karımın yanına yatmaya gittim. Sabah erkenden kalkıp işime gittim, sabırsızlıkla akşam olmasını bekliyordum. Öğleden sonra Baldız aradı ve Teyzesinin geldiğini söyledi, sonra telefonu karıma verdi. Karım da akşam eve götürmem için siparişleri verdi, mangal yapacakmışız. Akşam iş çıkışı bir büyük Rakı ve 10 tane bira ile, verilen siparişleri alıp evin yolunu tuttum. Beni kapıda Baldız karşıladı, dudağıma kocaman bir öpücük kondurdu orospu. Karım banyoda, teyzesi ve çocuklar da salonda imişler. Ben korktum yakalanacağız diye, ama Baldızın umrunda bile değildi. Salona geçip, Teyzesiyle Hoşgeldin muhabbeti yaptım. Bu arada Baldızın Teyzesi hakında söyledikleri aklıma geliyordu, Teyzenin vücudunu daha bir alıcı gözle inceliyordum. Baldız Teyzesini bizimle sikişmeye nasıl ikna edecekti, veya ikna edebilecekmiydi, onu da bilmiyordum, ama bunu düşünmek bile heyecanlandırmıştı beni. Yarağım hareketlenmeye başladığında, “Ben mangalı yakayım!” diyerek yanından ayrıldım, balkondaki mangalı yaktım. Baldız pişirilecek etleri yanıma getirdiğinde, “Enişte, Teyzem bana dün gece olanları anlattı!” dedi. “Ne anlattı?” dedim. “Birilerinin gizli numarayla arayıp sevişme seslerini dinlettiğini söyledi. Kadının sesini benim sesime benzetmiş, ama dün gece benim sizde olduğumu ve kocamın yanımda olmadığını bildiği için, seslerin bana ait olamayacığını düşünmüş! Teyzem sesleri dinlerken acaip azmış, sonra da enişteyi kaldırmaya çalışmış, ama enişte uyanmayınca Teyzem sabaha kadar kudurmuş durmuş!” dedi. Karımın banyodan çıkıp yanımıza gelmesiyle konuyu kapattık. Etleri ben mangalda pişirirken, hanımlar da nefis mezelerle çok hoş bir sofra hazırlamışlardı. Yemeye içmeye başladığımızda, Teyze de benim gibi Rakı’dan gidiyordu, karımla Baldız ise bira içiyorlardı. Ama karım bir bardak biradan sonra içmeyi bıraktı. Karımın sarhoş olmaması tüm planlarımızı bozacağından, saat 23:00 gibi Baldızı mufağa çağırdım ve birazdan hepimize kahve yapmasını istedim. Tabi karımın kahvesine atması için uyku hapını da verdim Baldıza. Teyze kafayı bulmuştu. Ben Teyze kadar sarhoş olmasam da, kafam dönmeye başlamıştı. Kahvelerimizi içtikten sonra, hanımlar masayı toplarken, ben balkona çıkıp biraz temiz hava aldım. Baldız da az sonra sigara içme bahanesiyle yanıma geldi. Baldıza, “Nasıl olacak bu gece?” diye sordum. Baldız, “Çocuklar ve Teyzem salonda yatacak, ben yine odamda yalnız yatacağım. Sen karın uyuyunca odama gel, gerisi kolay!” dedi. “Ee, Teyzeni nasıl ikna edeceksin, ya olmazsa bu iş?” dedim. “Enişte, ben sana söz verdim, olacak bu iş!” dedi. Daha sonra yataklar yapıldı ve herkes odasına çekilirken, Teyze Baldıza çantasını yanına almasını söyledi, ama Baldız almadı. Ben karımla yatağa girdim. Karımın hemen uyuması için dua ediyordum. 10-15 dakika sonra karım horlamaya başladı. Hiç vakit kaybetmeden Baldızın yanına gittim. Baldız busefer yatakta giyinik bekliyordu beni. Yanına yatıp, sevişerek soyduk birbirimizi. Her yerini yalıyordum Baldızın. Baldız kasıtlı olarak sesli inliyordu, Teyzesi duysun da yanımıza gelsin diye. Ama Teyzeden ses yoktu. Baldıza, “Gelmeyecek Teyzen, olmayacak bu iş!” dedim. Baldız, “Merak etme olacak enişte, sen gir içime, akşamki sesleri çıkaralım bak nasıl geliyor!” dedi. Baldızın amına geçirdim, en sert sikişimizi yapıyorduk. Ama Teyzesi, herhalde sarhoş olduğundan olsa gerek duymuyordu bizi. Baldızım inleyerek orgazm olmuştu. Ben de boşalacağımı söyleyince, Baldız içine boşalttırmadı, yüzüne ve göğüslerine boşalmamı istedi. Baldızın yüzüne ve göğüslerine boşaldım boşalmasına, ama Baldıza çok kızmıştım, sözünü tutamadığı için. Baldız, “Bekle biraz enişte!” diyerek götüne tangasını geçirdi ve odadan çıktı, yüzü göğüsleri benim spermlerimle dolu bir biçimde salona Teyzesinin yanına gitti. Ben de salonun kapısına kadar gidip, görünmeden koridordan bakıyorum neler olacak diye. Baldız ışığı açınca Teyze yataktan doğruldu ve “Ne oluyor?” diye sordu. Baldız, “Çantamı almaya geldim Teyze!” dedi. Teyze de, “O sesleri sen mi çıkarıyordun? Ben de Can karısını kuduz gibi sikiyor sandım… İyi ama sen kiminle sikişiyorsun? Kocan da yok?” dedi. Baldız da, “Yok be, ne sikişmesi?” deyip, çantasını aldı ışığı kapatıp çıktı salondan. Baldız koridorda beni görünce kolumdan tutup geri odasına götürdü… Odanın kapısını kapatıp yatağa girdik. Baldız, “Bak gör, Teyzem şimdi gelir!” diyerek yarağımı ağzına alıp emmeye başladı. Baldız öyle güzel emiyor ve yalıyordu ki, sabaha kadar yalasa sesim çıkmazdı. 69 olduk, ben de Baldızı yalıyordum. Hakikaten de az sonra kapı açıldı. Teyze iç çamaşırlarıyla içeri girdi, kapıyı kapattı ve Baldıza, “Seni orospu seni, kardeşinin kocasıyla sikişirsin haa? Dün gece telefondaki de sendin demek!” dedi. Baldız yarağımı tutarak, “Benim kardeşimin kocasıysa, senin de yeğeninin kocası! Şu yarağa bak Teyze, yenmez mi bu yarak?” dedi. Teyzesi de, “Çekil ozaman, birde ben bakayım o yarağın tadına!” diyerek Baldızımı ittirdi. Baldız da, “Olmaz, canın yarak istiyorsa, gel bize katıl, grup yapalım!” dedi. Teyzesi, “Bana uyar, bu benim ilk grup deneyimim olamayacak!” dedi ve yatağa daldı. Baldız sikimi emerken Teyzesi de benle öpüşüyordu. Üçümüz yatağa sığmaz olduk. Teyzesi iççamaşırlarını çıkardı ve amını ağzıma dayadı. Amını ağzıma bastıra bastıra zevkini arttırıyordu. Çok büyük kalçaları ve kocaman bir amı vardı, sırıl sıklam olmuştu bile. Az sonra Teyze Baldıza, “Bırak yalamayı da içime alayım şunu artık!” dedi. Baldız çekilince Teyzesi üzerime çıkıp, amının kocaman dudaklarını parmaklarıyla ayırarak yarağımın üzerine oturdu. Bir kerede hepsini aldı amına, yarağım taşaklarıma kadar kaybolmuştu amında. Baldız Teyzesinin koca memelerini okşayarak, “Teyze ne azgınmışsın sen, bileğim gibi yarağın hepsi kayboldu koca amında, birazını dışarda bırak ta yalayayım!” dedi ve Teyzesinin arkasına geçti. Teyzesi artık köküne kadar oturmuyordu, Baldız da yarağımın dışarda kalan kısmını ve taşaklarımı yalıyordu. Birkaç dakika sonra Baldız yarağımı yalamayı bıraktı ve Teyzesi yine köküne kadar almaya devam etti. Teyzesi inlemeye başladığında ne olduğunu anlamaya çalışıyordum ki, baktım Teyzesi elini arkaya atmış, Baldızın ensesinden tutarak götünün deliğini yalattırıyordu. Az sonra Teyzesi, “Ohhhh! Beni hem düz hem ters boşaltıyorsunuz!” dedi ve titreyerek orgazm oldu, üstüme yığıldı kaldı. Ben daha boşalmamıştım, Teyzesi üstümden devrilip yatağa kendini atınca, ben de Baldızı altıma aldım ve amını sikmeye başladım. 5 dakika amını siktikten sonra Baldız, “Dur biraz enişte!” diyerek elini yarağıma atıp, Teyzesinin şaşkın bakışları eşliğinde amından çıkardığı yarağımı götüne soktu. Teyzesi, “Vay orospu vayy, demek götünü de siktiriyorsun ha! Ulan ben okadar grup yaptım, okadar erkekle sikiştim, ama asla kocamdan başkasına götten vermedim!” diyerek şaşkınlığını gizleyemiyordu. Baldızım götten sikilirken altımda zevkten kuduruyordu. Teyzesi de Baldızın küçük göğüslerini okşarken Baldızın inlemeleri arttı. Teyzesi Baldızın götünden çıkmamı istedi ve adeta bize grupseks tecrübesini göstermeye çalışırcasına yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını ayırdı, Baldızımı üstüne aldı ve onun da bacaklarını açtı. Şimdi üst üste iki tane am vardı karşımda. Ben de bacaklarının arasına yanaştım, bir Teyzenin amına bir Baldızın amına giriyordum. Ömrümün en zevkli sikişiydi bu benim. Ben Teyzesinin amındayken, Teyze Baldızımı yukarı çekerek Baldızın amını yalamaya başladı. Ben de baldızın göt deliğini yalayınca, Baldız iki deliğin aynı anda yalanmasına fazla dayanamadı ve çıldırmış gibi orgazm oldu. Ben de boşalmaya yaklaşmıştım, Teyzesinden domalmasını istedim. Teyze önümde domalınca, yarağımı koca götüne dayadım. Ama Teyze kendini ileri çekti ve “Kocamdan başkasına götten vermem!” dedi. Ben ısrar ettim, ama Teyze, “Amıma sok! Başka zaman yine beni sikersen, söz ozaman sana ne istersen vereceğim!” dedi. Ben de mecburen amına kökledim ve pompalamaya başladım. 2 dakika geçmeden ikimiz de öyle bir boşaldık ki anlatamam! Sonra üçümüz de birer sigara yaktık, sohbete başladık. Ben ortalarında yatıyordum. Teyze, karımın nasıl olupta bukadar gürültüye uyanmadığını sorunca, Baldız karımın kahvesine uyku hapı attığını söyledi. Teyze gülerek, “Vay uyanık orospu seni! Peki, başka kimlerle sikişiyorsun?” diye sordu. Baldız kocasını çok sevdiğini, benden başka kimseyle sikişmediğini söyledi. Teyzesi, “Ben de kocamı çok seviyorum, ama iyi bir sikici bulunca kaçırmam!” dedi ve bir sürü grup tecrübesi olduğunu anlattı. Teyzenin kimlerle grup yaptığını duyunca ağzımız açık kaldı. Ben tabi hemen atladım olaya, “Biz de onlarla sikişmek isteriz!” dedim. Teyze ayarlayacağına dair söz verdi, ama ilk önce kiracıları varmış sırada. Teyzenin kiracılarını bir iki defa görmüştüm, 2 yıllık evli, genç bir çifttiler. Kocasının ismini bilmiyordum, kadının ismi Sema idi, kapalı biriydi. Dışardan gören Sema’nın sikişken olduğuna hiç ihtimal vermez, ama kocasıyla birlikte bizim Teyzeyle grup yapıyormuş. Teyze en yakın zamanda onlarla konuşacak, ilk fırsatta 3 kadın 2 erkek grubunu da tadacağız! Karımı çok seviyorum ve dünyaya bir daha gelsem yine aynı kadınla evlenirim. Böyle bir ablası ve Teyzesi varken başkasıyla evlenmem yani

Derse geç gelince beni sikti

Herkese selamlar, ismim Melek, 24 yaşındayım, İstanbul’da yaşıyorum ve içmimarlık yapıyorum. Anlatacağım olay üniversite ilk sınıfa yeni başladığım dönemde oldu. Zengin bir ailenin kızıyım, maddi yönden hiçbir sıkıntı yaşamadım. Fiziksel yönden kendimi tatmin eden güzelliğe sahip, alımlı bir kadınım. Üniversiteye başlayınca, yurtlarda rezil olmayayım diye ailem bana lüks bir semtte stüdyo tipi bir daire satın almıştı. Hayatım çok güzel yolunda gidiyordu. Okulum, evim ve düzenli ilişki yaşadığım sevgilim (Olcay) vardı. İlk sınıfta tasarım üzerine eğitim alıyorduk. Erhan hocamız son derece yakışıklıydı. Açıkcası ondan etkilenmiştim, fakat ben onu etkileyebildim mi anlamıyordum. Erhan hoca dersi anlatırken bazen öylesine göz teması kuruyordu benimle, fakat yine de üstüne düşmek istemedim. Aslında halimden memnundum, çünkü Olcay’la birbirimizi her yönden tatmin ediyorduk. Eğer hayatınızda, sizi seven, sizen önem veren, dünyanın neresine giderse gitsin size sadık olan biri varsa, siz de ona sadık olmalısınız. Olcay’ı aldatmak bir tarafa, hani onsuz uyumak bile inanın aklımdan geçmezdi. Fakat Şeytan dürtüyor işte Ders bitiminde Erhan hoca bizlere, “Üst sınıfların projelerini incelemek isteyenler kalabilir!” demişti. Ben de merak ettim kaldım. Fakat o gün hava çok kötüydü. O yüzden benle beraber incelemeye kalanlar, ben bir ara lavaboya gittiğimde, trafiğe kalmamak için bana haber vermeden çıkmışlar. Sınıfa döndüğümde birtek Erhan Hoca vardı ve projeleri toplamaya çalışıyordu. “Hayırdır hocam, arkadaşlar nereye kayboldu?” diye sorduğumda, onların gittiklerini söyledi. Açıkcası bozuldum. Giderken kimse bana haber verme inceliği göstermemişti. Çantamı aldım çıkıyordum ki, Erhan Hoca, “Geç oldu, bu saatte eve nasıl gideceksin?” diye sordu. “Otobüsle!” deyince, “Bu saatte otobüslerde rezil olursun, ben arabamla bırakırım seni evine!” dedi. (İşte şeytan yine dürttü beni!) “Tamam, ama evime kadar götürmüşken birlikte bir akşam yemeği yemeden bırakmam sizi!” dedim. “Sahi mi?” dedi. “Evet, Çin yemeklerinden hoşlanırmısınız?” dedim. “Pek değil…” dedi. “Size lezzetli bir Çin eriştesi hazırlamak isterim!” dedim. “Madem yemeği sen kendin yapacaksın, tamam ozaman!” dedi. Yolda hocamla sohbet fırsatımız olmadı, zira arabaya biner binmez kızkardeşim İlayda telefon etti. Okulda bazı sorunlar yaşadığını anlatıyordu. Telefonu kapattığımızda evime varmıştık zaten. Durumdan dolayı hocamdan özür diledim. Evime girdik. (Şeytan yine dürttü!) Hemen loş bir ışık ayarlayıp, mumları yaktım. O ara da Erhan hoca evimi inceliyordu. “Kendi evin mi? Kirası bile çoktur…” falan dedi. Yorum yapmadım. Para bahsi açılınca hoşuma gitmiyor, bu yüzden sadece gülümsedim ve “Hemen üstümü değiştirip geliyorum hocam!” dedim. Odama gittiğimde Şeytan yine dürttü, iç çamaşırıma dek hepsini değiştirdim. İçime dantelli siyah çamaşırlarımı giyip, üzerime koyu yeşil uzun bir elbise giydim. Saçlarımı açtım. Hafif bir makyaj yaptım. Salona girdiğimde Erhan hoca baştan aşağı süzdü beni. Gülümsedim. Mutfağa geçtik, sohbete kaldığımız yerden devam ettik… Nereli olduğumu, nelerden hoşlandığımı, neden böyle bir bölüm seçtiğimi, alakalı alakasız bir yığın soru soruyordu. Ben de hepsini itinayla cevaplıyordum. Salata kabına uzandım. Erhan hoca yardım etmek için arkamdan uzandığında kalçalarımda bir sertlik hissettim. Tepki vermedim. Yemeği karıştırırken arkamda tekrar böyle bir sertliği hissedince gülümseyerek ona doğru döndüm. Bir anda dudaklarıma yapıştı. Heycanla öpüşmekten, yatakodama gittiğimizin bile farkında değildim. Yatakodama gidene kadar soyunmuştuk bile, üzerimde sadece külodum, onunsa Boxeri kalmıştı. Beni yatağıma yatırıp, bacaklarımı aralamış, amımı külodumun kenarından emmeye başlamıştı. Zevkten çıldırmak üzereydim, inliyordum, “Sik beni artık lütfen!” diye. “Hemen olmaz öyle!” diyerek Boxerini indirdi, yarrağını ağzıma verdi. Kendime inanamıyordum, hayat kadınlarından farksızdı halim, taşaklarına kadar emiyordum yarağını, hemde deli gibi! Sonra ayağa kaldırdı beni, külodumu çıkardı, beni kucağına alarak sırtımı duvara dayadı. Kollarımı boynuna doladım. Yarağını amıma soktuğunda amım parçalanıyordu sanki. O anda tırnaklarımı sırtına geçirdiğimin bile farkında değildim. Amıma sert sert sokup çıkarırken o kadar canım yanıyordu ki, “Yavaş!” diye bağırmaya başladım. Bağırmam onu çıldırtmıştı, amımdan çıktı ve beni kucağından indirdi yere. Yüzüm duvara gelecek şekilde beni döndürüp, kollarımı arkaya kıvırdı. Bir eliyle iki elimi arkamda çapraz tutup, beni duvara bastırdı. Göğüslerim ve yüzüm duvara yapışmıştı. Sandalyenin üzerinde bornozum duruyordu, bornozun kuşağıyla ellerimi arkadan bağlayıp beni yatağa yüzüstü fırlattı. Korkudan ağlamaya başlamıştım, “Yapma ne olur! Ne yapıyorsun, delirdin mi? Lütfen çöz ellerimi!” diye yalvarıyordum. Ama dinleyen kim? Çekmeceleri karıştırıp fularlarımdan birini buldu ve ağzımı da bağladı… Kasıklarımın altına yastık koyup kalçalarımı yükselttikten sonra yarağını amıma soktu ve haşince sikmeye başladı. İsteyerek yaptığım sikiş resmen tecavüze dönüşmüştü. En kötüsü de, Erhan hoca beni zorla sikerken, Etajerin üstünde sevgilim Olcay’la fotoğrafımız gözümün önündeydi. Kafam allak bullaktı, acaip bir ruh hali içerisindeydim. Tamam, Erhan hoca şimdi beni zorla sikiyordu, ama bunda benim de suçum vardı, ona yavşamasaydım, Şeytana uyup onu evime davet etmeseydim, bunların hiçbiri başıma gelmeyecekti. Kendim istemiştim bunu, sonucuna katlanmaktan da başka yapacak birşeyim yoktu. İşin en ilgiç tarafı ise, bir süre sonra ben de zevk almaya başladım bu zoraki sikişten. Zevkten inleyerek kıvranıyordum altında… Sonra götümü parmaklamaya başladı. Niyetini anlamıştım. Götüm halen bakireydi ve ben götten sikişmek asla istemiyordum. Yarağını amımdan çıkarıp götüme dayadığında, artık büzüğümü nasıl bir güçle kastıysam, sokamadı götüme ve vazgeçti. Tekrar amıma girip sikmeye devam etti ve sonunda bağıra bağıra amıma boşaldı. İçimde bir süre daha kalıp çıktı. Sonra, önce ellerimi çözdü, ardından da ağzımdaki fuları. Dönüp, buna, “Hayvan!” diye bağırarak okkalı bir tokat yapıştırdım. O da bana öyle bir tokat yapıştırdı ki, tek hatırladığım tokadın şiddetiye kafamın yatağın başlığına çarptığı ve gözlerimin karardığı idi. Bayılmışım… Nekadar baygın kaldım hatırlamıyorum, ayıldığımda dudağımın kenarından kan tadı geliyordu ağzıma. Erhan hoca yanımda uyuyordu. Yataktan zor bela kalktım, banyoya gittim, elimi yüzümü yıkadım. Aynaya baktığımda halim içler acısıydı. Ağlamaktan gözlerim şişmiş, yüzümde yediğim tokadın izi, dudağımın kenarı patlamış, saçlar darma dağınık. Tekrar ağlayacak dermanım bile yoktu… Su içmek için mutfağa giderken telefonumun yanıp sönen ışığına takıldı gözüm. Tam 29 çağrı vardı, hepsi Olcay’dan idi. (Olcay işi nedeniyle Amerika’da idi). İçim sızladı. Saate baktım. Henüz orada o kadar geç olmadığını bildiğim için Olcay’a telefon ettim. Olcay telefonu açar açmaz bana, “Nerdesin sen? Niye cevap vermiyorsun telefonlarıma? Delirtmek mi istiyorsun beni?” diye sorular sormaya başladı. Özür diledim, içtiğim alerji haplarının etkisi ile uyuya kaldığımı söyledim. Bu arada Erhan hoca uyanmış ve yanıma gelmişti, ben telefonla konuşurken, ensemi boynumu öpüyordu. İttirdim yapma gibisinden, o da telefonu işaret edince, çaresiz öpmesine ses çıkaramadım. Olcay’la konuşmam bitince, Erhan hoca, “Bu kadar hırçın olma güzelim! Bundan sonra dediklerime ve isteklerime uymak zorundasın, aksi takdirde çok zarar göreceksin, buna garanti veriyorum!” dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm, “Ne demek istiyorsun sen?” dedim. Sadece, “Dediğim duydun!” dedi pis pis sırıtarak. Buna, “Hayvan, siktir ol git, çık evimden!” diye bağırdım. “Dediğimi ciddiye al güzelim!” diyerek gitti. Korkumdan 1 hafta okula gitmedim. Çarşamba günü sabahı evime kurye ile, bir buket çiçekle birlikte bir minik bir zarf geldi. Erhan hoca göndermişti. Zarf biraz ağırdı. Hemen açtım, içinden bir Flash bellek ve bir kağıt çıktı. Kağıtta, “Bu akşam 20:00’de evde ol!” yazıyordu. Telaşla Flash belleği bilgisayarıma taktım, ama gördüklerim karşısında resmen yıkıldım. O gece ben bayılınca, cep telefonuyla bir sürü fotoğrafımı çekmiş. Ben baygınken bile sikmiş beni hayvan! Dediğini yapmaktan başka bir çarem yoktu, zira o resimlerin internette yayınlanması, tanıdıklarıma yollanması veya okuldaki arkadaşlarımın, sevgilim Olcay’ın eline geçmesi halinde kimsenin yüzüne bakamazdım birdaha. Erhan hoca akşam dediği saate geldi. Fakat o akşam Olcay da Türkiye’ye dönecekti. Erhan hocaya durumu anlatıp, gitmesini söyledim. Erhan hoca da yanağımdan makas alıp, “Tamam güzelim, bu akşamlık böyle olsun, ama unutma, kaçarın yok artık!” dedi. O anda elime ne geçtiyse fırlatmaya başladım. Hemen ellerimi tutup beni sakinleştirmeye çalıştı. İttiriyordum, “Defol git evimden!” diye bağırıyordum. Ama gücüm yetmiyordu. Sonuçta karşımda, 1.90 boyunda, güçlü bir adam vardı. Erhan hoca bana Cuma gününe dek mühlet verdiğini, eğer dediklerini kabul etmezsem beni rezil edeceğini söyledi. Sadece, “Tamam!” diyebildim. Bir hışımla kapıyı çarparak çıktı gitti. Ardından ben de Olcay’ı karşılamaya Havaalanına gittim. Havaalanından dönerken önce dışarda yemek yedik, sonra evime geldik. Eve girer girmez Olcay, “Meleğim seni çok özledim, bu gece hasretimizi giderelim, annemlere yarın giderim!” dedi. Olcay ailesiyle yaşıyordu, ama haftada bir iki gece bende kalıyordu. Koridorda beni soymaya başladı. Ben de onun kemerini çözdüm, pantolonunu çıkardıktan sonra, Kravatından çekip yatakodama götürdüm. O benim sütyenimi külodumu çıkardı. Ben de onun Kravatını ve gömleğini çıkardım, sonra da Boxerini indirdim. Ok gibi fırlamıştı yarrağı. Ağzıma aldım hemen, emmeye başladım. Saçlarımdan tutup bastırıyordu. İlk postasını ağzıma boşalacak sandım, ama beni yatağa yatırıp direk amıma geçirdi. Olcay beni sikerken, Erhan hocanın geçen haftaki tecavüzü aklımdan çıkmıyordu hiç. Duygu ve düşüncelerim birbirine karışıyordu, aldığım zevk bir yandan, utanç, pişmanlık, korku, telaş… Gece boyunca Olcay’a birşey belli etmemeye çalıştım. Sabah uyandığımda Olcay’ın başucumdaki notunu okudum: “Aşkım toplantı için erken çıkmalıydım, seni uyandırmaya kıyamadım. Seni seviyorum. Günün aydın olsun!” diye yazmıştı. Evet, günüm aydın olmalıydı, bunu için Erhan hocanın tehditlerine boyun eğmeyecektim. Korkumu yenip, okula gitmeye karar verdim. Hemen banyoya girdim, duş aldım. Saçlarımı kuruttum. Beni en alımlı gösteren gömleklerimden birini giyip, makyajımı yaptıktan sonra aynada kendime baktım. Fazla mı yeşil olmuşum ne? Gözler yeşil, gömlek yeşil. Aman boşver deyip çantamı alıp çıktım evden. İlk ders Erhan hocanın dersiydi ve ben epey geç kalmıştım. Dersin ortasında sınıfa dalınca, tüm dikkatler üzerime çekildi. O da yetmiyormuş gibi giydiğim topuklulardan çıkan ses hepten sinir bozucuydu. Ders boyunca Erhan hocanın hiç suratına bakmadım. Ders bitip sınıftan çıktığımda, 5 dakika sonra telefonuma tanımadığım bir numaradan mesaj geldi, “Odama bekliyorum!” diye. “Kimsin?” diye mesaj attım. “Kim olabilirim sence, gerizekalı!” diye cevap geldi. Erhan hocaydı bu. Daha sikiştiğim adamın numarasını bilmiyordum. Her neyse, gittim odasına, “Ne var? Ne istiyorsun?” dedim. “Akşam seninle yemeğe çıkmak istiyorum!” deyince, ona, “Olcay geldi, bunu sen de biliyorsun! Yemeğe falan çıkamam!” dedim. “Öyle mi? Sen bilirsin!” deyip gözlerime sinirli sinirli bakınca, korkmadım desem yalan olur. O korkuyla, “Tamam tamam, akşam 20:00 gibi bana gel!” dedim. “Hah şöyle, bak nasılda yola geliyorsun!” diyerek götümü avuçladı. Elini ittirip odasından çıktım. Bu akşam Olcay’a ne mazeret uyduracağımı düşünüyordum… Akşam Olcay eve geldiğinde kapıda karşıladım onu. Koridorda beni soymuş, memelerimi ağzına almış, sertleşen memeuçlarımı ısırıyordu. İnlemelerim koridorda yankılanıyordu. Beni Portmantoya doğru domaltıp amıma girdi. Aklım o kadar karışıktı ki, aldığımın zevkin bile tadını çıkaramıyordum. Buna rağmen 2 kez üstüste orgazm oldum. Aslında hiçbirşey düşünmeden, sadece sikilmek istiyordum. Sabahlara kadar defalarca sikilmek, inim inim inletilmek! Evet, tek kelimeyle istediğim buydu, sikilmek! Ama Erhan hocanın bu akşam gelecek olması gerçeğiyle kendimi toparladım. Olcay’ı biran önce evden göndermem lazımdı. Olcay da boşalıp, “Hadi meleğim duş alalım, sonra yatakta devam ederiz, seni sabaha kadar sikmek istiyorum!” deyince, “Aşkım yaa, Final haftası başladı. Yarın çok önemli sınavım var. Bu gece köpek gibi ders çalışmam lazım!” dedim. “Tamam meleğim, sen sınavlarına çalış, ben de birkaç gün annemlerde kalırım, zaten geldiğimden beri doğru dürüst eve uğramadım!” diyerek dudaklarımdan öptü, temizlenip giyindi ve gitti. Olcay’a gerçekleri anlatmadığım için içimde büyük bir huzursuzluk vardı. Yok yok, bu böyle devam edemezdi, Olcay’a bunu yapmaya hakkım yoktu. Erhan hoca geldiğinde benim Erhan hocayla ciddi anlamda konuşup, bu işi bitirmem gerekiyordu. Temizlenip giyindim, hazırlandım ve beklemeye başladım… Saat tam 20:00’de kapı çaldı, gelen Erhan hocaydı. Salona geçer geçmez direkt konuya girdim, “Artık bu işi bitirsek iyi olacak!” dedim. Ama Erhan hoca, “Sence mümkün mü? Ben sana aşık oldum Melek. İlk kez bir kadın bana bu kadar zevk verdi. Bir ömür boyu benim olmanı istiyorum!” dedi. Çok şaşırmıştım, doğrusu böyle birşey hiç beklemiyordum ondan. Şaşkınlığım geçince, “Ben senle olmak istemiyorum ama! Ben Olcay’ı seviyorum!” dedim. Kızdı ilk başta. Sonra, “Peki, ama unutma, bu kararından pişman olursan bana dönebilirsin!” dedi ve gitti. Aslında Erhan hoca Olcay’dan daha yakışıklıydı. Fakat ben Olcay’ı seviyordum ve ona alışmıştım, emek vermiştik ilişkimize… Bu konuşmayı takip eden 3 ay boyunca herşey yolunda gidiyordu, ta ki Olcay arayıp, “Görüşmemiz gereken çok önemli bir konu var!” deyip, beni okuldan almaya gelene kadar. Aklıma kötü kötü şeyler gelmişti, Erhan hocanın birşeyler karıştırdığını düşünerek, Olcayın arabasına binip, korkuyla, “Neymiş bu önemli olan şey?” diye sordum. Olcay, “Sana anlatmam gerekenler var, birşey söylemeden beni dinle!” dedi. “Peki, dinliyorum?” dedim. “Nazlı’yı biliyorsun…” diye anlatmaya başladı. “Kuzenin Nazlı mı?” dedim. “Evet, bak bu anlatacağım şey çok acı gelecek… İnan seni incitmek te üzmek te aklıma gelmez, gelemez, ama bu iş bitmeli, sana daha fazla yalan söylemek istemiyorum… Sen memleteke gittiğinde ben Nazlı ile birlikte olmuştum, şimdi bir bebek bekliyor ve bu bebeğin babası benim!” dedi. Yıkılmıştım, bitmiştim ben. Olcay’ın sesi çınlıyordu kulağımda, birşeyler anlatmaya devam ediyordu, ama ne dediğini duymuyordum. Gözlerimden birer damla yaş geldi sadece ve birşey demeden indim arabadan. Yürümeye başladım okula doğru. Çantamı alıp çıktım okuldan. Ağlıyordum. O ara Erhan hocayla gözgöze geldik, yanında Öğretim üyesi arkadaşları olduğu için bakmakla yetindi. Sonra ben otobüs durağına giderken arkamdan yetişti. Hemen bir taksi durdurdu, bindik. Şoföre sahile gitmesini söyledi. Yol boyu sessizlikten sonra sahilde bir banka oturup konuşmaya başladık. Tüm olanları anlattım. Beni dinledikten sonra, “Evlen benimle!” dedi. “Hayır istemiyorum!” dedim. “Neden? Benim de Olcay gibi seni aldatacağımdan mı korkuyorsun?” dedi. Tartışmaya başladık. Elimi öyle bir sıkıyordu ki, elim uyuşmaya başladı. Korkuyordum. Elimi acıttığını söyledim. Elimi bırakınca yola doğru fırladım, hemen bir taksi durdurdum. Ne yazık ki yetişti arkamdan, o da bindi taksiye. Şöföre Boğazda bir otelin ismini söyledi. Taksi hareket ettiğinde Erhan’a sordum, “Niye otele gidiyoruz, ne işimiz var orda?” diye. Kısık sesle konuşuyordum, şöförün beni ucuz bir fahişe sanmasından çekiniyordum. Erhan, “Bu geceyi birkikte geçirelim, söz veriyorum, istemediğin hiçbirşey yapmayacağım, yarın sabahtan sonra istemezsen birdaha seni arayıp sormayacağım!” dedi. 10 dakika sonra dediği otelin önündeydik. İçeri girdik. Çift kişilik bir oda istedi, Resepsiyona kimliklerimizi bırakıp, anahtarı aldık, çıktık yukarı… Odaya girdiğimizde ilk önce banyoya girdim, ancak duş alırsam kendimi öyle toparlayabilirdim. Duşumu alıp bornozla çıktım ve yatağa uzandım. Erhan Minibardan Martini çıkarmış içiyordu, “Bir yudumda sen al!” diyerek uzattı. İlk başta tadı garip geldi, sonra biraz daha içince hoşuma gitti, hepsini bitirdim. Fakat o üç yudumluk içki beni bir hoş etmişti. Amım da yanıyor muydu ne? Amımın sulandığını hissediyordum. Erhan’ın zaten yarağı Boxerinde çadırı dikmişti. Yaşanan tüm kötü şeyleri bu gece unutmak ve sikilmek istiyordum. Yarağını Boxerinden çıkardım, deli gibi emmeye başladım. Fazla beklemeden yarağının üstüne oturdum. Bu sefer daha kolay almıştım amıma. Zıplıyordum. Erhan da alttan yüklendikçe zevkten ölüyordum resmen. İnlemekten sesim kısılmıştı… O gece ve devamındaki tüm geceler harika geçti ve geçiyor. Şimdi Erhan hocayla evliyiz. 5 yaşında kızımız ve 3 yaşında ikiz oğullarımız var. Olcay’a gelince, o günden sonra birdaha hiç görüşmedik. Ara sıra arkadaşlardan haberini aldım. Onun da bir kızı olmuş. Ve inanmayacaksınız belki ama, kızına benim ismimi vermiş. Her neyse, artık evli ve mutlu bir kadınım, hem de anneyim. Geçmişime dair bir özlemim yok. Erhan’la aramızdaki yaş farkına rağmen gerçekten mutluyum. Yatakta çok iyiyiz, gündelik hayatta da birbirimize alışmış bir haldeyiz

İşe ara verdiğimizde benden faydalandı

Merhabalar ben Tuğçe, 29 yaşındayım ve 4 yıllık evliyim. Eşimle severek evlendim, ama eşimin ailesi ile yaşıyor olmamız beni birçok özgürlüğümden alıkoydu. Eşimle seks hayatımızın da çokta iyi geçtiği söylenemez. Gözüm çok dışarıda olmasa da, yakışıklı karizmatik erkekler hep ilgimi çekmiştir. Özel bir şirketin muhasebesinde çalışıyorum. Berk de muhasebede çalışan, ama işini çok iyi bilen ve bana çoğu konuda yardımcı olan birisi. Berk 24 yaşında, benim boylarımda, fiziği düzgün, yakışıklı bir genç. Bekar ve yalnız yaşıyor. Berk’le çok iyi anlaşırız. Bazen kalçalarımı izlediğini, dekoltelerimi gözlediğini farkediyorum, ama bundan hiçte rahatsızlık duymuyorum. Aksine hoşuma gidiyor diyebilirim. İşyerinde bulduğum huzuru evde bulamıyorum. Evde kaynanasıyla anlaşamayan gelinlerden biriyim. Haliyle durum bu olunca kocamla da evde sürekli tartışıyoruz. Birgün işten çıkmış eve gelmiştim, kocamla güzel bir gece geçiririm hayali kurarken yine herzamanki tartışmalarımız başladı. Kocamın çıkıp gitmesiyle moralim bozulmuş, yatakta yatıyordum. Telefonumu kurcalarken Berk’in numarası gözüme çarptı. Mesaj attım ona, kocamla tartıştığımızı anlattım. O da bana teselli veriyor, kendisinin de evde yalnızlıktan sıkıldığını, film izlediğini söylüyordu. Berk, gayet fiziği düzgün, yakışıklı, hoş bir gençti. Yalnız olmasına anlam veremiyordum. Neden yalnız olduğunu sorduğumda, kendisinden yaşça büyük, evli, yada eşinden ayrılmış kadınlara ilgi duyduğunu söyledi. Nedendir bilmem ama, o mesajdan sonra üstüme bir rahatlık gelmişti, artık daha özgürce yazarak devam ettiriyordum mesajlarımı, “Peki bana da ilgi duyuyormusun canım?” diye mesaj attım. O da, “İlgimi çekiyorsun tabii… Hele giydiğin o dar eteklerle tam bir afet oluyorsun!” gibi şeyler yazıyordu. (Ben, kocam kızsa da işyerinde dizime kadar gelen etekler giyen, dar giyinmeyi seven biriydim). Berk’in bana ilgi duyduğunu bilmek hoşuma gitmiş, dişiliğim tutmuştu. Elim amıma gitti, okşamaya başladım, zaten bacak aram da alev gibiydi. Amımı okşarken Berk’le seviştiğimi hayal ediyordum. O bunu bilmiyordu tabii. Masturbasyon yaparak güzel bir orgazm yaşadıktan sonra mesajlaşmayı bitirdim. Ertesi sabah işyerine yine dar bir etekle gittim. Ona, “Nasıl olmuşum?” diye sorduğumda, “Herzamanki gibi afetsin! Ama unutma, ben bekar bir erkeğim!” dedi. Ben de gülerek, “Ama sen evli seversin!” dedim. Bu konuşmalar, birbirimize flört edercesine takılmalar böyle bir süre devam etti. Günler geçtikçe, evdeki huzursuzluk, tartışmalarda kocamın annesinin tarafını tutması vs. beni Berk’e itti resmen. İşyerinde Berk’le sürekli muhabbet, sohbet, gülüşmeler, iş dışında da mesajlaşmalar falan derken, farkında olmada çok yakın olmuştuk birbirimize. Pazar uyandığımda kocam yoktu yatakta, arkadaşlarıyla Balık tutmaya gitmiş olmalıydı. Bunu sık sık yapardı, sonra da tuttukları balıkları gece geç vakte kadar arkadaşlarıyla Rakı ile zıkkımlanır, eve sarhoş gelirdi. Şu halime bakın yaa, Pazar günüm bile iğrençti. Oysa ki annesi de kızına gitmişti, kocamla seks dolu güzel bir Pazar geçirebilirdik. 2-3 aya yakın seks yapmıyorduk, yanıyordum resmen, elim durmadan bacak arama gidiyordu. Telefonuma uzanıp Berk’e mesaj attım, Pazar gününü evde yalnız yatarak geçirdiğimi yazıp, biraz mesajlaştık. Berk de, “İstersen bugün seni alayım, gezelim biraz!” dedi. Fakat ben kabul etmedim. Buna biraz bozulmuştu. Gönlünü almak için, “Bugün olmaz, ama istersen başka bir gün gezeriz!” dedim, ama yine de soğuk davranmaya devam etti. Bu nedenle fazla mesajlaşmadık. Yataktan kalktım, kahvaltıdan sonra evi temizledim ve internetin başına geçtim. Erkeklerle okey oynayıp, sohbet ediyordum, ama onların sohbetleri Berk’inki kadar güzel değildi. Berk’e mesaj atıp, MSN’e gelmesini söyledim. MSN’e girdi ve ona Webcam açtım. O da Webcamını açtı. Halen bana surat asıyordu. Onun bu haline üzülmüştüm. Üstümde tayt ve kısa kollu bir badi vardı. Webcamın karşısında ayağa kalkıp, “Taytım nasıl, yakışmış mı canım?” dedim. Gülerek, “Çok fenasın, belden aşağı çalışıyorsun!” dedi. Arkamı döndüm Webcama, hafif eğilip, “Fakat sen bana dar yakıştırıyorsun!” dedim. “Evet öyle, dar giymek çok yakışıyor sana! Müthiş görünüyorsun!” dedi. O sıra ağzımdan, “İstersen bir gün sana böyle gelirim!” lafı çıktı… Ben ağzımdan çıkana şaşırırken, o da heyecanlı bir şekilde, “Anlamadım, bana mı geleceksin?” dedi. Gülerek, “Neden olmasın, belki gelirim!” dedim, sonra da daha ileri gidip, “Peki ben taytla gelirsem, sen ne giyeceksin?” dedim. Ayağa kalkıp, “Böyle beklerim!” dedi. Altında boxeri vardı ve boxerin önü kabarıktı, yarağı kalkmıştı. “Yuhhh yani, o ne hal öyle!” dedim. Boxerin içinde de olsa, yarağının oldukça büyük olduğu belli oluyordu. Heyecanla önüne baktığımı görünce, “İstersen boxeri indireyim!” dedi. Biraz utanmıştım, “Tövbe, tövbe!” dedim. Öyle dememle çekinmiş olmalı ki, “Şaka, şaka!” diyerek oturdu. Aslında tekrar ayağa kalkmasını ve göstermesini isterdim, ama diyemedim bunu ona. Zaten hemen konuyu değiştirdi, işle ilgili şeylerden konuştuk, sonra MSN’den çıktık. Ama aklım halen yarağında kalmıştı, oldukça büyük olmalıydı. Gece saat 22:00 olmuş ve halen kocam gelmemişti, arayıp kaçta geleceğini sordum. “Sen yat uyu, geç geleceğim!” dedi. Belli ki arkadaşlarıyla zıkkımlanıyordu yine. Geceliğimi giydim, yatıp uyumaya karar verdim. Ama uyuyamıyordum, elim bacak aramda, amımı okşayıp duruyordum. Canım nasıl da yarak istiyordu. Dayanamayıp Berk’e mesaj attım, bugün Webcamda önünün neden o halde olduğunu sordum. Hemen mesaj geldi, “Seni öyle taytlı görünce etkilendim, beni azdırdın!” diye. Konu resmen sekse dönmüştü. Ona, “Peki, şu an mini geceliğimle yatıyorum desem?” dedim. “Yine o hali alır!” dedi. “Offff!” yazıp gönderdim. “Ne oldu? Niye Offff çektin?” dedi. Hiçbir şey yazmadım, ama canım deli gibi sikilmek istiyordu. Berk’ten, “Ne oldu? Niye cevap vermiyorsun?” diye mesaj gelince, dayanamayıp, “MSN’e gel!” diye mesaj attım ve gecelikle Webcamın karşısına geçtim. Üzerimdeki gecelik, göğüs dekolteli, içimde sutyen olmayan, siyah bir gecelikti. Webcamını açtığında Berk’in üst kısmında hiç bir şey yoktu. “Gördün mü geceliğimi?” deyip ayağa kalktım. Geceliğin boyunu göremiyordu, hafif geriye gittim. Boyu dizimin bayağı üstündeydi. “Offf, muhteşemsin!” dedi. Arkamı da dönüp yatağa doğru eğildim. Berk de, “Şu anda o yatakta olmak isterdim!” dedi. O lafından sonra ben dahada cesaretlenip, “Keşke burda olsaydın… Boxerin içindeki ne durumda?” dedim. Ayağa kalktı o da. Yarağı boxerin içine sığmıyordu resmen. “Mmmhhhh, harika görünüyor!” dedim. “Senin eserin!” deyip boxerin üstünden tuttu yarağını. Ben çıldırmıştım resmen, “Şimdi orda olsaydım, ağzımla rahatlatırdım seni!” diye karşılık verdim. Berk, “Şimdi webcamda rahatlatsana!” dediğinde, “Olmaz, kocam heran gelebilir! Ama yarın öğle molasında senin bekar evini temizliğe gelmek istiyorum!” dedim gülerek, fazla konuşmadan MSN’i kapattım. Amımı okşayarak yattım, uyudum. Kcamın nezaman geleceğini bile bilmiyordum. Hoş bilsem ne olcaktı ki? Gene arkasını dönüp yatacaktı. Sabah erkenden kalktığımda kocam halen uyuyordu, işe benden sonra gidiyordu. Herzamanki gibi kocamın kahvaltısını hazırlayıp, duşumu aldım, parfümümü sıktım. Bugün özellikle seksi olmalıydım, içime tanga külot, dantelli bir sutyen, üstüne de dar diz üstü elbisemi giydim. Uzun bacaklarıma da ince siyah çoraplarımı giydim. Tam bir afet olmuştum. Topuklu ayakkabılarımı giyip çıktım evden. İşyerinde Berk beni öyle görünce, “Offf, harikasın!” dedi. Biran önce öğlen yemek molasının olmasını deli gibi istiyordum. Öğlen vakti olduğunda Berk’le birlikte çıktık. Alt otoparka inerken asansöre bindik. Asansörde elini kalçama atıp sıktırdı. İlk defa kocamı aldatacağımdan biraz çekiniyordum, ama arabaya binmemle çekingenliğimi attım. Etek kalçama kadar sıyrılmış, ama umrumda değildi. Berkse harika olduğumu, onu kudurttuğumu söyleyip duruyordu. Elimi önüne atıp pantolunun üstünden yarağını avuçluyordum. Eve gelmemizle içeri girmemiz bir oldu. 1 saatlik yemek molamız vardı ve ben en az 2 posta yemeliydim. Kapıdan girer girmez kemerini çözüp pantolununu yere düşürdüm. Kazık gibi olan yarağını boxerdan çıkarmamla delirmiştim, yarağı adeta ‘Ye beni!’ diyordu. Temiz, büyük başlı ve uzun bir yarağı vardı. Hemen önüne çömelip ağzıma aldım. Kendimi kıtlıktan çıkmış gibi hissediyordum. ‘Cork Curk!’ sesleri eşliğinde yarağını emiyordum. Berk kendinden geçmiş inlerken, bense durmadan devam ediyor, hepsini ağzıma almaya çalışıyor, bir yandan da taşaklarını avuçluyordum. Daha fazla sabredemiyordum, o yarak biran önce yanan amıma girmeliydi. Kalkıp salonda gördüğüm masaya gidip domaldım, eteği belime topladım, çorabımı indirip tangayı kenara çektim. Berk azgınlığıma şaşırmış olmalı ki, “Offff! Sen nasıl bir kadınsın!” diye mırıldanıyordu. Arkama çöküp, amıma yumuldu ve yalamaya başladı. Amım zaten sırılsıklamdı, ama yalaması harika gelmişti. İlk orgazmımı bu şekilde olurken, “Yarağını sok amıma!” diye inliyordum. Arkamda doğrulup, yarağını yavaşça amıma köklediğinde, derin bir ‘Ohhhhh!’ çekip belimi iyice kırıp masaya ellerimle tutundum. “Hadi erkeğim sik beni, uçur beni!” diye bağırıyordum. Berk giderek hızlanarak pompalıyordu amıma, öyle demem daha da kudurtmuştu onu, dahada hızlandı. O hızlandıkça, ben, “Hadi genç sikicim, yarağına doyur bu evli kadını!” diyordum. Berk de, “Doyuracağım orospum! Ohhh, nekadar dar amcığın var!” diye inleyerek, bitmez tükenmez bir enerjiyle sikiyordu beni… Daha sonra amımdan çıkıp, “Kucağıma otur aşkım!” diyerek sandalyeye oturdu. Masadan doğruldum ve kucağına yerleşip, yarağını amıma alarak oturdum ve başladım sekmeye, ata biner gibi sekiyordum bağırarak. Göğüslerimi de serbest bırakmıştım, onlar da dalgalanıyordu benim sekmemle. Berk de göğüslerimi yakalayıp emerken, ben sarsıla sarsıla orgazm olup boşalmıştım. Boşalma sırası Berk’deydi, daha hızlı oturup kalktım. En sonunda, “Geliyorum!” diye inlediğinde, üstünden inip, ağzımla boşaltıp yuttum döllerini. Berk saçlarımı okşayarak, “Sen harika bir kadınsın, mahvettin beni orospum!” diyordu. Ama ben daha doymamıştım, bir kere daha sikilmek istiyordum. Yarağı sönmeden biraz daha emdim. Beni yatağa götürdü, altına alıp amıma geçirmesiyle bacaklarımı beline doladım. Hızla sokuyordu, her sokuşunda resmen amıma saplıyordu kazık gibi yarağını. İkimiz de zevkten uçuyorduk. Bu sefer ilkinden daha uzun sürdü sikişmemiz. Boşalacağı zaman yine ağzıma aldım, eme eme boşalttım. Mesaiye yetişmemiz gerekiyordu, toparlanıp kalktık. Öğlen yemeği molasında yemek yiyememiştik, ama beni dölleriyle beslemişti. Bu sadece tadımlıktı, ilerleyen günlerde daha uzun süre yatakta kaldık ve zevkin doruklarına çıktık. Şimdilerde bir fantazim var, ayarlayabilirsek işyerinde beni sikmesini çok istiyorum. Bu arada kocamın halen umrunda değilim, ama benim de umurumda değil doğrusu

Gelin gelen kızı söyleterek sikiyorum

Adım Berk. 22 yaşında, 1.84 boyunda, sarışın, yeşil gözlü biriyim. Ankara’da özel bir Üniversite’de okuyorum. Çevrem tarafından çekici yada yakışıklı olduğum yönünde tepkiler alsam da, ben mütevazılığı koruyorum. Olayın kahramanı Sevgi yengem 24 yaşında. Ankara’nın zengin tüccarlarından olan amcam ise 40 yaşında ve ikinci evliliğini Sevgi yengem ile yaptı. Amcamlarla evlerimiz biribirine yakındır, sürekli beraber yer içeriz. Yengemi ilk gördüğümden beri güzel bulmuşumdur, 1.70 boyunda, sarışın, çıtır bir hatundur kendisi. Amcamla evlendiklerinden beri yengemle çok rahat şekilde konuşup sohbet ederdik. Kız arkadaşlarımı yengeme rahatlıkla anlatırdım, ancak cinsel konulara girmezdik. Geçen sene, aylardan Ağustos, birgün amcam bize gelip, “Hadi önümüzdeki hafta hep beraber yurtdışına bir gezi yapalım, Paris’e gidelim birkaç günlüğüne!” dedi. Bu fikri babam dışında herkes olumlu karşıladı. Babam işlerinden dolayı gelemeyeceğini söyledi. Biz de tamam deyip annem ben amcam ve yengem gitmeye karar verdik. Paris’te 3 gece 4 günlük bir tatil yapacaktık. Bir hafta geçti ve gitme günü geldi çattı. Paris’e indiğimizde akşam üzeriydi, hemen otele geçip yerleştik. Herkes çok yorgundu, bilirsiniz işte sıradan pasaport işlemleri uzun sürmüştü. Bu arada otelde annemle ben bir odada, amcamla yengem ayrı bir odada kalıyorlardı. Akşam herkes dinlenmiş, duşunu almış, hazırlanıp, saat 22:00 gibotelin akşam yemeğine inmişti. Amcamla yengem geldiğindeyse şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Yengem üzerine tek parça siyah transparan bir elbise giymişti, iççamaşırları olduğu gibi belli oluyordu. Yengem önceden hep amcamın hiç kıskanç olmadığını söylerdi, ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Neyse, yemekler yenmeye başladı. Yemek yerken yengem öyle seksi görünüyordu ki, ben çadırı kurmuştum masanın altından. Yemek açık büfe olduğundan tabağım bitince gidip birşeyler almam gerekiyordu, ama sikimin kalktığı belli olacak diye kalkıp alamıyordum. Haliyle yemek masasından aç karınla kalktım. Yemekten sonra otelin lobisinde hep beraber oturup muhabbet ettik biraz. Saat 24:00’ü geçmişti, Annem yatmak üzere odaya çıktı. Yengemse henüz 24 yaşında olduğundan kanı kaynıyor, dışarı çıkmak, Discoya gitmek istiyordu. Amcam çok yorgun olduğunu, hiç biryere gidemeyeceğini söyleyince, yengem suratını asmıştı. Ben de yengeme bıyık altından gülüyordum. O sırada amcamla yengemden dışarı çıkacağımı söyleyip odama gidip hazırlanmak için izin isteyip kalktım. Yengemin o an yüz ifadesini görmeniz gerekirdi, benim dışarı çıkıyor olmamı çok kıskanmış, amcama surat yapmaya başlamıştı. Ben yukarı odamıza çıkıp, önce bir duş aldım, sonra Paris’e uygun olarak çok şık şekilde giyindim, parfümümü sıkıp odadan çıktım. Asansörle aşağı inip, lobiden geçerken, yengem bir anda üzerime atladı. Çok şaşırmıştım, sevinçten zıplıyordu. Amcam, yengemin gece benimle dışarı çıkmasına izin vermiş, kendiyse gidip uyumuştu. Ben o an inanılmaz hayal kırıklığına uğramıştım, aklımda Fransız kızlarıyla ilgili ne planlar vardı, ama yanımda yengem olduğu için uslu uslu oturmak zorunda kalacaktım Otelin önünden bir taksi çağırıp şehrin iyi Discolarından birine götürmesini söyledim. Bu arada yengemde yabancı dil olmadığından, herkesle ben konuşuyordum. Taksici bizi şehir merkezinde şık bir yere götürdü. Ben tam Discoya girecekken, yengem biraz dolaşmak istediğini söyledi, ben de mecburen tamam dedim. Paris’in ara sokaklarında dolaşmaya başlamıştık. Yürüdüğümüz yolda, bir bardan iki Vodka Redbull alıp dışarı çıktım, içerek dolaşıyor bir yandan da sohbet ediyorduk. Ellerimizde içki, Paris sokaklarında başbaşa dolaşmanın romantik bir etkisi olmuştu, yengem bana sokulmuş, elimi omzuna koymuştu. Ben halen iyi niyetle düşünüyordum, sadece sohbet ediyoruz diyordum. Bir ara yengem, “Hadi bir yere girelim artık!” dedi. 1 saat boyunca bilmediğimiz bir şehirin ara sokaklarında dolaşmış, haliyle kaybolmuştuk. Yakınlarda bir yerde parlayan ışıklarla ‘Club’ yazıları görünüyordu, biraz izbe biryer olmasına rağmen oraya girmeye karar verdik. İçeri girdiğimizde etrafta bizden ve barmenden başka kimse yoktu. Ben mekandaki direkleri görünce, mekanın bir Striptiz Club olduğunu anladım, ama yengeme birşey demedim. Sahneye yakın bir yere oturup birer içki aldık. Biz içkilerimizi yudumlarken, sahneye esmer bir afet çıktı, üzerinde sadece bikinisi vardı, direğin etrafında dans etmeye başlayınca yengem olaya uyandı. Biraz utanmış, ama içkisini daha hızlı içmeye başlamıştı. Saat ilerledikçe Striptizci kadınlar sürekli değişiyor ve git gide daha açık saçık şeyler giyiyor, şovun sonundaysa tamamen soyunuyorlardı. Ben tepki vermeden arada bir kadınlara bakıyor, arada bir telefonuma bakıyordum. Yengem bana, “Çok alışkınsın galiba, kadınlara hiç bakmıyorsun!” dedi. “Bunlardan Türkiye’de çok var!” dedim. Yengem, “Hadi ya, ben neden hiç görmedim?” dedi. Ben de gülerek, “Bana özel çalışıyorlar, benim Türkiye’de beraber olduğum kadınlar bunları üçe katlar!” dedim. Yengem, “Çok hızlısın galiba?” dedi. “Bilmiyor gibi konuşma yenge!” dedim yine gülerek. Bu arada mekana başka adamlar da gelmiş ve yavaş yavaş herkes yaraklarıyla oynamaya başlamıştı. Yengem alkolü fazla kaçırmış, gözlerini onlardan ayırmıyordu, adamlara hiç çekinmeden bakıyordu. O sırada benim Türk erkeği damarlarım kabarmıştı, masaya hesabı bırakıp, yengemi kolundan tutup çıkardım mekandan. Sokakta konuyu hiç açmadan biraz daha dolaşıp, bir taksi durdurduk. Saat 03:00’ü bulmuştu. Taksiye binip otelin adresini verdim. Yengem çok içmiş olduğundan takside sızıp, başını dizime koyup yatmıştı. Yatarken bütün eteği açılmış, küloduna kadar sıyrılmıştı, (Ben tabii özellikle yapmış olduğunu düşünüyorum!). Bacakları dolgun ve o kadar seksi görünüyordu ki, bir süre bakakaldım. Sonra üşümesin bahanesiyle bacaklarını ovmaya başladım. “Hava soğudu yenge, üşümüşsündür!” diye söyleniyordum, ama yengemden hiç tepki yoktu, tamamen sızmıştı. Ben de bunu fırsat bilerek, elimi bacak arasına atıp, külodunun üzerinden amını hafiften okşamaya başlamıştım. Yengemin külodu sırılsıklamdı. Külodu kenara çekip elimi amının dudaklarında dolaştırmaya başladım. Aman Tanrım, tam istediğim gibi, harika bir amcığı vardı yengemin. Bu sırada otele gelmiştik. Yengeme bir seslenmemde ayağa kalkmıştı. Çok şaşırmıştım, o çok içip sızmış kadın, bir seslenmemle kendine gelmişti. Taksiden inip otele yürürken gayet normal yürüyordu. Kendi kendime bu kadın sarhoş değilmiydi diye sordum. Otelin içine girdiğimizde yengem, “Ağzım alkol kokuyor, amcan anlarsa kızar, ne yapacağız?” dedi. Ona, “İstersen bizimkilerden gizli bir oda tutayım, orada duş alıp toparlanıp geçersin odanıza?” dedim. Yengem bu teklifime resmen atlamıştı. Hemen bir oda istedim Resepsiyondan. Anahtarı alıp odaya girdiğimizde ben yatağa uzandım, yengem duşa girdi. Az sonra duştan önce paldır küldür sesler geldi, ardından acılı, “Ahhhh!” diye bir inleme. Koşarak gidip banyonun kapısına tıkladım, “Yenge iyimisin?” diye sordum. “Berk düştüm, çok içmişim herhalde, başım dönüyor!” dedi. “İyimisin? Yardım etmemi istermisin?” dedim. “Evet, lütfen gel yardım et, kalkamıyorum!” dedi. Kapıyı açıp banyoya girdiğimde gördüğüm manzarayı hiç tahmin edemezdim, yengem çırılçıplak yerde yatıyordu. Hemen tutup kaldırmaya çalıştım, o sırada bacaklarını götünü avuçluyordum. Sonunda kaldırıp, yarı dolmuş küvete sokmaya çalışırken, ben de dengemi kaybedip, yengemle beraber küvetin içine düştük. Yengemin çıplak vücuduyla altımda kalmıştı. Ben kendime küfrederek kalkıp içeri geçtim. Islanmış elbiselerimi çıkarıp, kurumaları için pencerenin kenarına serdim. Yatağa ıslak boxerle uzanmıştım yengemi beklerken. Yengem 15 dakika sonra banyodan bornozla çıktı. Karşıma geçmiş bana bakıyordu. Ağustos ayındaydık ve havanın gayet sıcak olmasına rağmen, yengem üşüdüğünü söyleyip yanıma geldi ve bana sarılarak yattı. Sonra, böyle ısınamadığını, battaniyenin altına girmek istediğini söyledi. Oysa ortam gittikçe ısınıyordu. Battaniyenin altına girerken üzerindeki bornozu ustaca çıkarıp kenara atmış, battaniyeyi üzerine çekmişti. “Hadi sen de gir battaniyenin altına, ısıt beni, üşüyorum!” diyordu. Ben üzerimdeki ıslak boxerle yatağa girdiğimde, yengem böyle rahatsız olduğunu, boxerimi çıkarmamı söyledi. Ben de dediğini yaparak boxeri çıkarıp battaniyenin altına girmiş, artık olacakları bekliyordum. O sırada yengem bana sarılma bahanesiyle bacağını bacağımın üzerine atmış, amını bacağıma sürtüyordu. Amı resmen sulu bir şeftali gibi bacağımı ıslatıyordu. Yengemin bu hamlesinin üzerine ben de kazık gibi olmuş yarağımla onun tarafına dönerek, yarağımı yengemin göbeğine yasladım. Yarağımı hissetmesiyle birlikte gözlerime bakmaya başlamıştı ve bir anda dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk, sanki beni öpmek değil yemek istiyordu. Öpüşürken eli de boş durmuyor, yarağımı kavramış, aşağı yukarı hareket ettiriyordu, ben de elimi onun bütün vücudunda gezdiriyordum. Birkaç dakika sonra öpmeyi bırakıp yarağıma doğru eğildi ve yumuşak öpücüklerle beraber yalamaya başladı. Öyle güzel yalıyordu ki, sanki yarağımı tamamen içine çekmeye çalışıyordu. Yengem yarağımı yalarken, ben de ona ters dönmesini söyleyip 69 pozisyonuna getirdim. Yengemin o sarı amcığı sanki daha hiç sikilmemiş gibiydi. Az önce takside avuçladığım amcık, şuan dudaklarımın arasındaydı ve iştahla yalamaya başladım. Amının dudaklarını parmaklarımla açıp klitorisini yalıyor, bir parmağımlada içine giriyordum. Bu sırada yengem de yarağıma daha bir iştahla sarılmış, yarağım ağzında olduğu halde, “Mmmmmhhh, ooohhh!” gibi sesler çıkarıyordu. Yengem yarağımı ağzından çıkarıp, “Artık daha fazla dayanamayacağım, sok sikini içime, doldur deliklerimi!” dedi. Ben de bu isteği geri çevirmeyip, yengemi önümde domalttım ve yarağımı amına sürtmeye başladım. “Hadi gir artık erkeğim, seni içimde istiyorum, yıllardır yanıyorum senin için, sik artık beni!” diyordu. Tam konuştuğu esnada amına öyle bir kökledim ki, nefesi kesildi. Amına seri şekilde girip çıkmaya başladım. Yarağım amının içinde yanıyordu sanki, o sulu amcığı ateşli bir fırın gibiydi. Bu şekilde 10 dakika kadar domalmış vaziyette onun ‘Ahhh, Oohhh ve Hadi’leriyle siktim. Daha sonra yarağımı amından çıkarıp sırt üstü yattım ve yüzü bana dönük şekilde üzerime çıkmasını söyledim. Yengem eliyle yarağımı amına yerleştirdikten sonra üzerimde zıplamaya başlamıştı, ama zevkten bacakları gevşemiş, doğru düzgün zıplayamıyordu. Yengemi kendime doğru yaklaştırdım ve kulağına, “Bana bırak istersen, uçurayım seni orospu!” dedim. Başını sallayarak, “Hı hı!” dediği anda, alttan amına hızla çalışan bir piston gibi girip çıkmaya başlamıştım. ‘Şap, şup!’ sesleri bütün odayı doldurmuş, yengemin iniltilerine karışıyor, iniltileri de gitgide yerini çığlığa bırakıyordu. Öyle şiddetli orgazm oluyordu ki, rahatlıkla hissedebiliyordum. Alkolün de etkisiyle boşalmaya hiç niyetim yoktu. Ben alttan döşerken, yengem, “Siktiğin kızları ne kadar kıskanıyorum, biliyormusun? Hergün seni düşünerek kendimi tatmin ediyorum!” diyordu. Ben bu duyduklarımdan sonra gülüp, “Merak etme orospum, artık seni de sikerim!” dedim ve döşemeye devam ettim. Ben amına hızla döşerken, yengem birden kendini sıktı ve üzerime oturup beni durdurdu, “Bundan sonra sadece beni sikeceksin, döllerinin bir damlasını bile başkasına boşaltamazsın, hepsi benim!” diyordu. Bu sırada ben iyice hızlanmıştım ve yengem benim geleceğimi anlayıp inlemeye başlamıştı. “Doyur orospunu erkeğim, doldur deliklerimi, ben sadece senin orospunum, amımı götümü dağıt!” diyerek beni iyice gaza getiriyordu. Ben alttan hızla pompalarken, “Geliyorum!” dedim ve çıkmaya çalıştım, ama yengem çıkmama izin vermeden, “İçime boşal aşkım, sıcacık döllerini içimde hissetmek istiyorum!” diyordu. Amına öyle bir boşaldım ki, her kasılmamda yengem de bir çığlık atıyordu. Döllerim amından taşmış, bacaklarından süzülüyordu. Sonra üstümden kalktı, yarağımı yalayarak temizledi ve tekrar üzerine oturdu. Biraz yumuşamış olan yarağım yengemin fırın gibi amında yeniden sertleşmişti. Yengemi üstümden kaldırıp yatağın köşesine sırt üstü yatırdım. Bacaklarını geriye doğru bastırdım, amına biraz fırça çektikten sonra yine hızlıca soktum ve pompalamaya başladım. Altımda eze eze sikiyordum yengemi. Artık yengemin Ihhh’ları ve Ohhh’ları hiç durmuyordu. Sikişirken bir yandan kollarımı okşuyor dahada zevke geliyordu. Body sporuyla uğraştığım için kollarım ve göğüslerim yapılıydı, bunun kadınları etkilediğini bildiğim için uzun zamandır vücut geliştirmeyle ilgileniyor ve açıkcası ekmeğini de yiyordum. Yengem önceden beri sürekli kollarıma ve göğüslerime bakar dudaklarını ısırır ve benim farketmediğimi sanırdı. Ben amına seri şekilde bastırarak girip çıkarken, yengem 2 defa orgazm olmuştu bile. Ben artık boşalmam gerektiğini biliyordum, çünkü amcam artık şüphelenebilirdi, saat 05:00 olmuştu. Bu pozisyonda boşalamayacağımı anlayınca, yengemi ayakları yerde, elleri yatakta domalttım ve saçlarını elimde toplayıp arkadan pompalamaya başladım amına. Yengemin bu pozisyondan çok zevk aldığı belliydi, “Parçala amcığımı erkeğim, benim gerçek erkeğim sensin, içime boşal, istediğin zaman istediğin yerde sik beni!” diyordu. Artık boşalmak üzereydim ve yengemin de inlemeleri artmıştı. Yengeme, “Beraber boşalalım!” dediğimde, daha sert sikmemi söyledi. Ben arkadan her vurduğumda biraz ileriye gidiyordu ve saçlarından tutup geri çekiyordum. Bir dakika sonra artık yengem çığlıklar atıyordu, ben de, “Geliyorum!” diye haykırdım. Yengem, “Boşal içime erkeğim, serp tohumlarını içime, heryerimde hissetmek istiyorum seni!” diye inledi ve o anda ikimiz de sarsıla sarsıla boşaldık. Yorgunluktan ölmek üzereydim. Yengemin hiç suratına bakmadan ben duşa girerken, onun da hazırlanıp çıkmasını, amcamı daha fazla bekletmemesi gerektiğini söyledim. Ben duştayken yengem gelip sikimi yalamaya çalışıyordu, ama izin vermedim, “Hadi git!” dedim. Bir orospu gibi kullanılıp atılmak çok gururuna dokunmuştu anlaşılan. Oysa benim çok farklı planlarım vardı Bu birkaç günlük Paris tatili boyunca yengem her fırsatta kulağıma eğilip sikişmek istediğini fısıldadı. Bense olmaz diyordum ve bu onu çıldırtıyordu. Tatil bitipte Türkiye’ye döndüğümüzde, ben yine Üniversiteden kız arkadaşlarımı eve getirip onları sikiyordum ve yengem de anneme uğrama bahanesiyle hergün bize geliyordu. Beni başka kızlarla gördükçe çıldırdığının, çok kıskandığının farkındaydım. Bana sürekli mesaj atıp, sikişmek için yalvarıyor. Ama ben sadece azdığım zamanlarda yengemi çağırıp bir güzel sikiyorum ve bir orospu gibi geri gönderiyorum. Her seferinde yalvartmadan sikmiyorum yengemi. Bu işin Rajonu böyle sevgili arkadaşlar, yalvartıp köpek edeceksin ki kıymetin bilinsin

Yan komşu gösterince zorladım

Merhaba ben Banu, 38 yaşında evli bir kadınım. Kocam yabancı bir firmanın Türkiye temsilciliğinde müdür olarak çalışıyor, işi gereği sık sık yurtdışına gidip gelir. Yine yurtdışına gittiği bir gün apartmandaki komşulara oturmaya gitmiştim. Altımda bir etek, üstümde de bir gömlek vardı. Kadınlarla oturmuş havadan sudan konuşurken, tam karşımdaki odaya gözüm takıldı. Odanın kapısı yarı açık, içeride komşumun oğlu Emre gözlerini bana dikmiş bakıyordu. Bu arada, Emre 17 yaşında, pek dışarı çıkmayan, içine kapanık bir çocuktu. Emrenin bakışlarını başta umursamadım, ama sonra gözlerini benden ayırmadığını görünce, şuna biraz göz ziyafeti sunayım diyerek, bacaklarımı açıp kapatmaya başladım. Emre, gözleri fal taşı gibi olmuş, bacak arama bakıyordu. Bir yandanda evdeki kadınlar anlamasın diyerek onlara da laf yetiştiriyordum. 1 saat kadar Emreye göz ziyafeti sunmuştum. Emre sonunda dayanamadı, önündeki çadırı gizlemeye çalışarak tuvalete gitti. Napsın çocuk, kesin 31 çekecekti. Ama ben de iyiden iyiye azmıştım ve amım sulanmaya başlamıştı. Herkes kalkarken ben de kalktım. Tam çıkacakken Emre de tuvaletten çıkınca, ona, “Emre sen bilgisayardan anlarsın, benim bilgisayara virüs mü girdi ne oldu, çok kasıyor. Bir ara gelip bakarmısın?” dedim. Emre, “Tabi Banu abla, birazdan gelirim!” dedi, ama sesi titriyordu. Gülümseyerek, “Hadi görüşürüz canım, öptüm!” dedim. Emre öylece bakıp kalmıştı. Annesine teşekkür ederek evime çıktım. Eve girdiğimde kendi kendime (Kızım sen manyaksın! Napıyorsun?) falan diyordum. Ama Emreye yapacaklarım bunla kalmayacaktı, ona kendimi siktirecektim, kafaya koymuştum. Hemen banyoya girdim ve amımı götümü güzelce temizledim, bir tane kıl kalmamış, amım da, götüm de kaymak gibi olmuştu. Banyodan çıktıktan sonra üzerime askılı bir badi, altıma da bir şort giydim. Şort tam kalçalarımın altında bitiyordu. İçime külot giymedim. Sütyen de takmadım, göğüslerim penyemden dışarı çıkacakmış gibi duruyordu. Sonra beklemeye başladım. Yarım saat sonra kapı çaldı, gelen Emreydi. Beni o halde görünce şöyle bir yutkundu. Ben de gülümseyerek içeri çağırdım, bilgisayarın başına götürdüm… Emre bilgisayarın ayarlarına falan baktıktan sonra, “Banu abla, format atmak lazım, ama uzun sürer. En iyisi ben kasayı götüreyim, evde hallederim.” dedi. “Tamam, ama önce benim kasayı hallet!” dedim. Emre bana dönerek şapşal şapşal baktı yüzüme. Ben de, “Beni sikecek gibi bakıyordun bugün! Sonra da tuvalete gidip beni düşünerek 31 çektin, değil mi? Beni gerçekten sikmek istemezmisin?” dedim. Emre kızarmış bir şekilde sandalyede oturmuş suratıma bön bön bakıyordu halen. Bilgisayar sandalyesini kendime doğru çevirdim, sonra da penyemi çıkardım. Göğüslerim gözlerinin önüne serilmişti. Emre kekeleyerek, “Banu abla napıyorsun?” dedi. Hemen dudağına parmağımı götürüp, “Sus!” dedim ve eğilerek dudaklarına yapıştım. Emre acemi bir şekilde öpüşmeye çalışıyordu. Emrenin tişörtünü çıkarıp, boynunu, boğazını, vücudunu öpmeye başladım. Öperek aşağılara indim ve şortunun üzerinden yarrağını kavradım. Oldukça büyük bir yarrağı vardı. Biraz şortun üzerinden yarağını okşadıktan sonra kalçasını kaldırmasını isteyip, şortunu çıkardım. Yarrağını çıplak gördüğümde, “Vay be!” diyebildim. Kocaman kütük gibi yarak, havaya dikilmiş öylece duruyordu. Elime alarak biraz yukarı aşağı sıvazladıktan sonra ağzıma aldım. Ben yarrağını yaladıkça Emre de saçlarımı okşuyordu. Sonra kalkıp arkamızdaki masanın yanına gittik. Emre öylece bakıyordu. “Ne bakıp duruyorsun, sevsene beni, öp yala, birşeyler yap!” dedim. “Banu abla, şeyy, ben daha hiç kimseyle beraber olmadım ki, bilmiyorum…” dedi. “Tamam canım sorun değil, ben sana öğretirim herşeyi!” diyerek boynuna sarılıp dudaklarına yapıştım. Sonra Emreyi göğüslerime indirdim. Göğüslerimi bir müddet yalattıktan sonra, “Şimdi de sen benim şortumu çıkar!” dedim. Emre elleri titreyerek şortumu çıkardı… Sonra ben masanın üzerine sırt üstü uzanıp, bacaklarımı araladım. Emre kaymak gibi amımı görünce durup bakmaya başladı. Hayatında ilk defa gerçek bir am görüyordu. “Hadi Emre, yala amımı!” dedim. Emre kafasını bacaklarımın arasına gömüp amımı yalamaya başladığında, ben zevkten dört köşeydim. Bir müddet sonra, “Hadi Emre, şimdi sik beni!” dedim. Emre doğruldu, ben de masanın kenarına oturmuş duruma geldim. Emre bacak arama girip yarrağını amıma dayadı ve ittirdi. Amım zaten sırılsıklam olduğu için yarrağını bir seferde köküne kadar soktu ve gidip gelmeye başladı. Ben de bacaklarımı beline dolayıp daha derinlere girmesini sağladım. Bir yandan da dudaklarını öpüyordum… Bir müddet sonra içimden çıkartıp masadan indim ve ellerimi masaya dayayıp önünde domaldım. Emre arkama geçip yarrağını amıma soktu ve yavaş yavaş beni sikmeye başladı. “Emre hızlan canım, biraz sert ol!” dedim. Emre giderek hızlanıyordu, taşakları amıma çarptıkça ‘Şak, şak!’ sesleri geliyor, ben de zevkten deliriyordum. Ve çok geçmedi ben orgazm oldum, boşaldım. Emrenin önünden kaçıp döndüm ve dudaklarına yapıştım. Sonra eğilip yarrağını biraz yaladım ve masanın üzerine Emreyi yatırıp, üzerine çıktım, yarrağını amıma hizalayıp oturdum. Köküne kadar oturup kalkıyordum. Giderek te hızlandım. Artık kendimi kaybetmiştim ki, Emrenin inleyerek içime boşaldığını farkettim. Umursamayıp oturup kalmaya devam ettim ve ben de birkez daha orgazm oldum. Üstünden kalkıp, yarrağını ağzıma aldım, yalayarak güzelcene temizledim. Ama Emrenin yarrağı halen kütük gibiydi. “Bekle!” diyerek banyoya gittim, amımdan akan döllerini temizleyip geri döndüm. Emre aynı şekil masanın üzerinde yarrağını sıvazlayarak yatıyordu. Emreye aşağı inmesini söyleyip, masaya dayanıp domaldım. Emre yine arkama geçip amıma soktu ve sikmeye başladı… Bir müddet amımı siktikten sonra Emreye, “Götümü sikmek istermisin canım?” dedim. Emre hemen, “Tabii ki isterim Banu abla!” dedi. “Eğil ozaman, götümü yala, parmaklarınla alıştır!” dedim. Emre dediğim gibi yaptı, biraz yaladıktan sonra, önce bir parmağını, sonra iki parmağını götüme soktu, göt deliğimi biraz alıştırdı. “Hadi Emre canım, şimdi bolca tükürükleyip geçir yarrağını götüme!” dedim. Ben masaya kasığıma kadar dayanmıştım, kaçacak yerim yoktu. Emre yarrağını tükürükleyip götüme dayadı ve yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Yarısını soktuktan sonra geri çekti ve birden yüklendi. Dibine kadar köklediğinde ben bir ‘Ahhh!’ çektim. Emre hiç beklemeden götümde gidip gelmeye başladı. Götümü am siker gibi sikiyordu. Bir süre sonra artık götüm de iyice alışmıştı koca yarrağa ve Emre de hızlanmıştı. Kasıkları kalçama çarptıkça zevkten deliriyordum… Masanın kenarı kasıklarımı ağrıtmıştı, Emreyi ittirip, yere dörtayak domaldım. Emre arkama diz çöküp tekrar geçirdi götüme. Bu sefer çok daha rahat sikmeye başladı götümü. Ama götüme öyle yükleniyordu ki, dizlerim ve kollarım dayanamadı, yüzü koyun yere yapıştım. Tam doğrulayım derken Emre bacaklarımın üzerine oturdu. Ne yapmak istediğini anlamıştım, çıkardığımız elbiselerimizi toplayıp altıma soktum. Böylece götüm biraz yukarı kalkmıştı. Emre yine götüme soktu ve sikmeye başladı. Emreye, “Bir elinle de amımı okşa!” dedim. Emre götümü sikerken amımı da okşayınca, ben zevkten yerleri yumrukluyordum. Daha sonra da orgazm olup boşalmaya başladım. Emre halen sikiyordu götümü. Ben bitmiş şekilde altında sikiliyordum. Hareketleri yavaşlayınca onun da boşalmak üzere olduğunu anladım, “İçime boşalma, ağzıma ver!” diyebildim. Emre götümden çıkarak önüme geçti dikildi. Ben de hemen önünde çömelip yarrağını yalamaya başladım. Emre kasılıp titreyerek ve inleyerek boşaldı. Ağzıma yüzüme fışkıran döllerinin hepsini güzelce yalayıp yuttum… Emre nefes nefese sandalyeye oturdu, zevkten mayışmış bir şekilde bana bakıyordu. Ben yerde oturuyordum. Külotumu alıp ağzımı yüzümü sildikten sonra Emreye, “İlk seferin olmasına rağmen harika siktin beni canım!” dedim. “Sen harika bir kadınsın Banu abla!” dedi. Çişim gelmişti, yerden kalkıp banyoya gittim, işedim. Ohh be, sikiştikten sonra işemek gibisi var mı! İçeri gittiğimde Emre giyinmiş gitmeye hazırlanıyordu. “Nereye gidiyorsun canım, daha işimiz bitmedi ki?” dedim. “Banu abla geç oldu, annem merak eder şimdi!” dedi. Saate baktığımda gece yarısını geçmiş olduğunu gördüm, vaktin nasıl geçtiğini anlamamıştık. “Tamam, ama yarın gel gene canım!” dedim. “Tamam gelirim Banu abla!” diyerek beni öptü ve gitti. Ben de duş almaya banyoya girdim. Yıkanırken, iyiki siktirmişim şu çocuğa diye düşündüm. Duştan sonra o yorgunlukla yatakta çıplak vaziyette uyuyup kalmışım. O günden sonra Emre benim ikinci kocam oldu, kocam nezaman seyahate gitse, Emreyi çağırıyorum, kendimi birgüzel siktiriyorum